EVA Gayrimenkul Proje Değerleme ve Danışmanlık Departmanı Kıdemli Müdürü Erdem Akyol, kentsel dönüşüm süreçlerinde değerleme ve teknik danışmanlık çalışmalarının kritik rolüne dikkat çekti. Depremin hiçbir kanun veya zamanı beklemediğini hatırlatan Akyol, kaybedilen her günün büyük bir risk taşıdığını ifade etti. Uzman isim, vatandaşların barınma hakkı için belediyeler, bakanlıklar, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Teknik sorunlar dönüşüm sürecini yavaşlatıyor
2026 yılı itibarıyla hayata geçirilen düzenlemelerin depreme dirençli kentler oluşturmak için önemli bir adım olduğunu belirten Erdem Akyol, bu aşamada teknik aksaklıkların süreci yavaşlatabildiğini dile getirdi. Türkiye'deki dönüşüm projelerinde en sık karşılaşılan sorunların başında; dairelerin arsa payları ile binanın kurulduğu dönemdeki şerefiye kriterleri arasındaki uyumsuzluklar geliyor. Ayrıca, mevcut kullanım alanları ile onaylı mimari projeler arasındaki farklılıklar ve eski tapu kayıtlarındaki hatalar da taraflar arasında anlaşmazlıklara yol açıyor.
Dönüşüm sürecinde maliklerin ve inşaat firmalarının Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) lisanslı değerleme kuruluşlarından teknik danışmanlık almasının büyük önem taşıdığı belirtildi. Mülklerin ve hak sahiplerinin yasal durumlarının Uluslararası Değerleme Standartları'na uygun şekilde objektif olarak raporlanması gerektiğinin altı çizildi. Dönüşüme konu binaların ilgili belediyelerdeki imar arşiv dosyaları ve tapu müdürlüklerindeki dijital kayıtları detaylıca incelenerek mevcut hak sahipliği bilgileri ortaya çıkarılıyor.
Şerefiye haklarının doğru tespiti uzlaşmayı hızlandırıyor
Mahkemelere taşınan kentsel dönüşüm dosyalarının büyük bölümünü; hatalı arsa payları, ortak alanların paylaşımı ve yeni projede bağımsız bölümlerin adaletsiz dağıtımı oluşturuyor. Dönüşüme girecek binalarda şerefiye haklarının doğru tespit edilmesinin, hak sahipleri arasındaki uzlaşmayı önemli ölçüde kolaylaştırdığı kaydedildi. Metrekare hesabının ötesinde; bağımsız bölümlerin konumu, kat durumu, cephe özellikleri ve ortak alan dengesi gibi detayların mutlaka dikkate alınması gerektiği vurgulandı. Bağımsız ve objektif değerleme çalışmalarının, malikler ile firmalar arasındaki güven ortamını yeniden inşa ettiği bildirildi.


