BURSA HABERLERİ:
Türkiye Sefalet Endeksi'nde Üçüncü Sırada: Orhan Sarıbal'dan Sert Özelleştirme Eleştirisi

Sefalet endeksinin vatandaşın günlük ekonomisini enflasyon, işsizlik ve faiz üzerinden yansıtan en net gösterge olduğunu belirten Sarıbal; yüksek enflasyon ve gelir kayıplarının milyonlarca yurttaşın yaşamını ağırlaştırdığını vurguladı.


"Ekonomik Başarı Söylemi ile Gerçekler Arasında Uçurum Var"

İktidarın ekonomi modelini eleştiren Sarıbal, Türkiye'nin sefalet endeksinde savaş ve siyasi kriz yaşayan ülkelerle aynı kategoride yer almasının tesadüf olmadığını söyledi. Sarıbal'a göre bu tablo, ekonomideki yapısal bozulmanın bir sonucudur:

"Güvenin kaybolduğu, kurumların zayıfladığı ve üretimin tasfiye edildiği bir model toplumda refah yaratamaz. İktidarın ekonomiyi toparlayacak bir politikası kalmamıştır."


Üretimden Kopuşun Nedeni: 24 Yıllık Özelleştirme Politikaları

Milletvekili Sarıbal, ekonomik krizin temel nedenlerinden birinin son 24 yılda uygulanan özelleştirme politikaları olduğunu savundu. AKP döneminde yaklaşık 70 milyar dolarlık özelleştirme yapılmasına rağmen kamu harcamalarının azalmadığını belirten Sarıbal, fabrikaların satılmasının üreticiyi yalnız bıraktığını ve dışa bağımlılığı artırdığını ifade etti.


Şeker Fabrikaları Örneği: Üretim Zinciri Parçalandı

Tarımdaki çöküşün en somut örneği olarak şeker fabrikalarını gösteren Sarıbal, stratejik hataları şu verilerle paylaştı:

  • Pazar Payı Kaybı: 2002 yılında kamunun şeker üretimindeki payı %74 iken, bugün bu oran %36’ya düştü.

  • NBŞ Lobisi: Kamudan boşalan alanın özel sektör ve nişasta bazlı şeker (NBŞ) lobileri tarafından doldurulduğunu belirtti.

  • Lojistik Çöküş: 73 yıllık Adapazarı Şeker Fabrikası'nın kota hakkının Niğde'ye taşınmasını eleştiren Sarıbal; Sakarya çiftçisinin pancarının 650 kilometre uzağa taşınarak işlenmesinin bölgesel ekonomiyi çökerteceğini söyledi.


Stratejik Kurumlar Güçsüzleştirildi

Sarıbal, tarımsal kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) zayıflatılmasının hem üretici hem tüketici aleyhine sonuç doğurduğunu belirterek şu kurumları hatırlattı:

  1. TÜGSAŞ ve İGSAŞ: Gübre üretimindeki kamusal güç elden çıkarıldı.

  2. TİGEM: Kiralama politikalarıyla asli kapasitesinden uzaklaştırıldı.

  3. TEKEL: Tütün bölümleri yabancı sermayeye devredilerek üretici güvencesiz bırakıldı.

  4. TMO: Piyasa düzenleyici işlevi daraltılarak piyasa aktörlerine alan açıldı.


Çözüm: Kamucu ve Planlı Kalkınma

Ekonomik bağımsızlığın ancak stratejik alanlarda kamusal varlığın korunmasıyla mümkün olacağını belirten Orhan Sarıbal; üretimi, planlamayı ve kamucu kalkınma anlayışını yeniden inşa etmenin Türkiye için tek çıkış yolu olduğunu vurguladı.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Anahtar Parti 2050 Türkiye Kalkınma Vizyonu'nu...
Anahtar Parti, Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu'nun katılımıyla düzenlenen lansmanda Türkiye'yi...

Haberi Oku