Pancar Deposu’nda düzenlenen “Gastronomi Atölyesi: İkram, Tasarruf ve Dayanışma” başlıklı etkinlikte, usta şair ve yazar Sennur Sezer’in mutfak kültürüne bakışı ile İstanbul’un çok kültürlü sofra mirası ele alındı.
Sosyolojik Bir Bakış: Sennur Sezer ve İstanbul Mutfağı
Etkinliğin söyleşi kısmında konuk olan sosyolog Berken Döner, Sennur Sezer’in sadece edebiyatçı kimliğiyle değil, mutfağa yüklediği sosyolojik anlamlarla da öncü bir isim olduğunu vurguladı. Sezer’in mutfaktaki pratikliğini ve ustalığını anlatan Döner, yazarın mutfak kültürüne dair şu önemli noktalara değindi:
-
Öncü Bir Eser: Sezer’in kaleme aldığı ‘İstanbul’un Eski İkramları’ kitabı, aile mirası reçeteleri sosyolojik bir dille harmanlayan ilk örneklerden biri kabul ediliyor.
-
Çok Kültürlü Sofra: Sennur Sezer; Rum, Ermeni ve Yahudi mutfaklarını derinlemesine inceleyerek İstanbul’un ortak sofra kültürünü kayıt altına almıştır.
-
Mutfakta Tasarruf: Yazara göre mutfak, sadece yemek pişirilen bir yer değil; dayanışmanın ve ikram kültürünün merkezidir.
Atölye Çalışması: Geleneksel Ermeni Lezzeti "Anuşabur"
Söyleşinin ardından gerçekleştirilen mutfak atölyesinde, şef Seyfettin Yavuz eşliğinde katılımcılar mutfağa girdi. Atölyede, geleneksel bir Ermeni tatlısı olan Anuşabur (Ermeni Aşuresi) hazırlandı.
Tatlımın hikayesini paylaşan Berken Döner, "Anuş tatlı demektir. Anuşabur, bayram sofralarının vazgeçilmezidir. Halk dilinde Ermeni aşuresi olarak bilinir ancak içine nohut ve fasulye konulmaz" diyerek lezzetin tarihsel arka planını anlattı.
Lezzet ve Dayanışma ile Final
Etkinlik sonunda hazırlanan Anuşaburlar tüm katılımcılara ikram edildi. Nilüfer Belediyesi yetkilileri, günün anısına sosyolog Berken Döner ve şef Seyfettin Yavuz’a teşekkür ederek hediye takdiminde bulundu. Nilüfer halkı, hem Sennur Sezer’i daha yakından tanıma hem de unutulmaya yüz tutmuş geleneksel bir lezzeti deneyimleme fırsatı buldu.

