Bu uygulamanın eğitimde fırsat eşitliğini yok edeceğini savunan Türkoğlu, mülakatın "torpil ve kayırmacılığın önünü açacağını" ifade etti.
"LGS Emeği Mülakat Masasında Yok Sayılamaz"
Öğrencilerin ve ailelerin aylarca süren LGS hazırlık sürecinin bir mülakatla riske atılamayacağını vurgulayan Türkoğlu, mülakat sisteminin belirsizliklerle dolu olduğunu belirtti. Merkezi sınavda en üst dilime giren çocukların bile güvence altında olmadığını ifade eden Türkoğlu, şu soruları yöneltti:
-
Ölçüt Belirsizliği: "Mülakat masalarında hangi kriterler esas alınacak? Ne sorulacağı ve hangi ölçütle karar verileceği tamamen meçhul."
-
Psikolojik Baskı: "Çocuklar sınav stresinin üzerine bir de 'torpil olur mu' korkusuyla mı baş başa bırakılacak?"
Öğretmen Atamalarındaki Mağduriyetler Hatırlatıldı
Mülakat sisteminin geçmişte öğretmen atamalarında yarattığı derin yaralara dikkat çeken Selçuk Türkoğlu, benzer bir kaosun çocuklar üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyledi. Yazılı sınavda yüksek puan almasına rağmen mülakatla elenen adayların yaşadığı mağduriyetlerin mahkemelere taşındığını hatırlatan Türkoğlu, "Aynı yöntem 13-14 yaşındaki çocukların önüne mi konulacak?" dedi.
Sosyoekonomik Eşitsizlik Uyarısı
Türkoğlu, mülakat uygulamasının sosyoekonomik adaletsizliği tetikleyeceğini de sözlerine ekledi. Özel derslerle kendini ifade etmeye alıştırılmış imkan sahibi çocuklarla, kırsalda veya dar gelirli ailelerde yetişen çocukların aynı masada yarışmasının adaletsiz olduğunu belirten Türkoğlu, devletin görevinin bu farkı kapatmak olduğunu vurguladı.
"Türkiye Çocuklarına Adalet ve Şeffaflık Borçludur"
Meselenin sadece bir yönetmelik tartışması olmadığını, bir adalet ve güven meselesi olduğunu söyleyen Selçuk Türkoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“LGS’de başarısını kanıtlamış bir öğrencinin önüne yeni engeller koymak, ‘çalışmanın bir anlamı yok’ demektir. Bu, çocukların alın terine saygı meselesidir. Türkiye; çocuklarına adalet, şeffaflık ve güven borçludur.”



