Elindeki deprem düdüğünü çalarak yetkilileri sert bir dille uyaran Gürsel, liyakat ve önlem vurgusu yaptı.
"Yıkılan Şehirler Bir Tercihtir"
Bursa Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen ve yoğun katılımın gözlendiği açıklamada Hamza Gürsel, Türkiye'nin deprem kuşağında olmasının bir "kader" gibi sunulmasına tepki gösterdi. "Deprem gerçek, ancak yıkılan şehirler bir tercihtir" diyen Gürsel, şu ifadeleri kullandı:
-
Sözler Tutulmadı: "Büyük Marmara Depremi’nden bu yana her sarsıntıdan sonra 'bu son olacak' denildi, ancak şehirlerimiz ranta kurban edilmeye devam edildi."
-
Rant Değil İnsan: "İnsanımız ihmale kurban ediliyor. Biz inşaatın yükselmesini değil, insanın yaşamasını istiyoruz."
Enkaz Altında Değil, Meydanda İkaz Düdüğü
Konuşmasının en dikkat çekici anı, Gürsel’in sembolik deprem düdüğünü çalması oldu. Bu eylemin karar alıcılara yönelik son bir ikaz olduğunu belirten Saadet Partisi Bursa İl Başkanı, uyarısını şu sözlerle derinleştirdi:
"Elimizdeki bu düdük, deprem çantasının olmazsa olmazıdır. Bizler bugün henüz enkaz altında değilken bu düdüğü çalıyoruz. Eğer bugün bu ses duyulmazsa; beklenen büyük deprem kapıyı çaldığında, ülkemiz için İsrafil'in suru duyulacak!"
Adalet, Liyakat ve Vicdan Vurgusu
Hamza Gürsel, sadece binaların değil, değerlerin de yıkıldığını savundu. "Bugün adalet, liyakat ve vicdan enkaz altındadır" diyen Gürsel, Saadet Partisi olarak taleplerini üç ana maddede sıraladı:
-
İnsanı Önceleyin: Şehir planlamalarında rant değil, insan hayatı öncelikli olmalı.
-
Sıkı Denetim: Yapı denetimleri kağıt üzerinde değil, sahada ve eksiksiz yapılmalı.
-
Güvenli Şehirler: Olası afetlere karşı dirençli ve yaşanabilir kentler inşa edilmeli.
"Verecek Tek Bir Canımız Kalmadı"
Açıklamasını tüm Türkiye’ye seslenerek bitiren Hamza Gürsel, "Aziz milletimizin ne depreme, ne yangınlara, ne de sellere verecek tek bir canı kalmamıştır" diyerek iktidarı ve yerel yönetimleri sorumluluk almaya davet etti.



