İstinye Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Diyetisyen Pınar Hamurcu, sınav başarısının sadece ders çalışmaktan geçmediğini; dengeli beslenme, yeterli uyku ve gerçekçi planlamanın kritik rol oynadığını vurguladı.
Gerçekçi Çalışma Planı Kaygıyı Azaltıyor
Doç. Dr. Hamurcu’ya göre plansızlık, öğrencilerin kontrol duygusunu yitirmesine ve kaygı seviyesinin artmasına neden oluyor. Etkili bir çalışma programı için şu önerilerde bulunuyor:
-
Dengeli Dağılım: Plan sadece ders saatlerini değil; uyku, beslenme ve dinlenme sürelerini de içermeli.
-
Önceliklendirme: Sınavı en yakın olan ve öğrenciyi en çok zorlayan derslere öncelik verilmeli.
-
Pomodoro Tekniği Benzeri Periyotlar: Aralıksız saatlerce çalışmak yerine 25–50 dakikalık odaklanmış çalışma süreleri, kısa molalarla desteklenmeli. Bu yöntem zihinsel tükenmeyi engelliyor.
Aşırı Kafein ve Fast Food Odaklanmayı Engelliyor
Sınav haftalarının vazgeçilmezi olan aşırı kahve tüketimi ve hızlı yemek (fast food) alışkanlıkları sanılanın aksine performansı düşürüyor.
-
Kafein Sınırı: Günlük kafein tüketimi 400 mg’ın altında tutulmalı. Aşırı tüketim; çarpıntı, uyku bozukluğu ve kaygıyı tetikliyor.
-
Şeker Tuzağı: Rafine şeker ve fast food ürünleri kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olarak dikkat azalması ve ani duygu durum değişiklikleri yaratıyor.
Hafıza ve Akademik Başarı İçin "Süper Besinler"
Öğrenme ve hatırlama süreçlerini desteklemek için beslenme çantasında mutlaka bulunması gereken gıdalar:
-
Omega-3 ve Magnezyum: Hafıza için balık, ceviz, tam tahıllar ve yeşil yapraklı sebzeler tüketilmelidir.
-
Kaliteli Protein: Odaklanma için yumurta, süt ürünleri, kuru baklagiller ve tavuk gibi protein kaynakları ihmal edilmemelidir.
-
Su Tüketimi: Yeterli su içmek, kısa süreli hafıza ve dikkat üzerinde doğrudan belirleyici bir etkiye sahiptir.
"Sınavlar Sizin Değerinizi Belirlemez"
Öğrencilere psikolojik destek mesajı da veren Doç. Dr. Hamurcu, mükemmeliyetçi beklentilerin stresi kronik hale getirdiğini belirtti.
“Sınavlar başarısızlık korkusuyla değil, öğrenmenin bir parçası olarak görülmeli. Unutmayın ki sınavlar geçicidir; ancak stresle baş etme becerisi hayat boyu kalıcıdır.”



