Halk arasında “beyin krizi” olarak da bilinen inme, beyne giden kan akışının damar tıkanıklığı ya da damar kanaması nedeniyle bozulması sonucu meydana geliyor. Beyin hücrelerinin oksijensiz kalmasına yol açan bu tabloya hızla müdahale edilmediğinde, hastada kalıcı hasarlar ve ciddi işlev kayıpları oluşabiliyor.
29 Ekim Dünya İnme Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Erdem Hastanesi Nöroloji Hekimi Uzm. Dr. Rıza Caferzade, inmede erken belirtilerin tanınması ve doğru ilk müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
"Belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 aranmalı"
İnme belirtilerinin aniden ortaya çıktığını belirten Uzm. Dr. Rıza Caferzade, dikkat edilmesi gereken bulguları şu sözlerle sıraladı:
"Ani gelişen yüz kayması, bir kol veya bacakta güçsüzlük ya da uyuşma, konuşma veya konuşulanları anlama güçlüğü, görme bozukluğu, denge kaybı ve nedeni bilinmeyen şiddetli baş ağrısı inme belirtisi olabilir. Bu belirtilerden herhangi biri görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır."
"Belirtiler geçse bile acil tıbbi değerlendirme şart"
İnme şüphesi durumunda şikâyetlerin başladığı saatin mutlaka not edilmesi ve hastanın ambulansla sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Caferzade, şu uyarılarda bulundu:
"Sağlık ekiplerinin yönlendirmesi olmadan kişiye yiyecek, içecek veya ilaç verilmemeli, belirtilerin kendiliğinden geçmesi beklenmemelidir. Kısa sürede düzelen belirtiler geçici iskemik atağın işareti olabilir. Bu nedenle şikâyetler ortadan kalksa bile mutlaka acil tıbbi değerlendirme yapılması gerekir."
İnme riskini azaltmak için neler yapılmalı?
İnmeden korunmak için yaşam tarzı değişikliklerinin ve kronik hastalık takibinin önemine değinen Uzm. Dr. Rıza Caferzade, "İnme riskini azaltmak için yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterolün kontrol altında tutulması, sigaradan uzak durulması, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlıklarının benimsenmesi büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.


