“Ya tuvalet bulamazsam?”, “Ya idrarımı tutamayıp kaçırırsam?” ve “Ya başkaları fark ederse?” düşünceleri, her gün idrar kaçırma sorunu yaşayan binlerce yetişkinin ortak kaygısını oluşturuyor. İdrar kaçırmanın beden kadar ruhu ve sosyal bağı da zedelediğine dikkat çeken İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Zekeriya Ülger, hastaneye başvuran her 10 yaşlıdan 3’ünde, bakımevlerindeki ise her iki kişiden birinde görülen bu tablonun ciddi bir sosyal izolasyon krizine dönüştüğünün altını çizdi.
"Ya tuvalet bulamazsam?" kaygısı sosyal izolasyonu başlatıyor
Psikolojik baskının kişiyi adım adım yalnızlığa sürüklediğini belirten Prof. Dr. Zekeriya Ülger, sürecin bir kısır döngüye dönüştüğünü ifade ederek, "Kişi dışarı çıkarken endişe etmeye başladığı an sosyal izolasyon süreci de başlar. Seyahate gitmekten, toplu taşımaya binmekten veya arkadaşlarıyla buluşmaktan kaçınan bireyler zamanla eve kapanabilir. Ancak çözüm eve kapanmak değil, problemin nedenini ortaya koyup tedavi etmektir. Hedefimiz hastayı hayatından çekmek değil, hayatın içinde tutmaktır" dedi.
Ailelere çağrı: Utandırmayın, özerkliğine saygı duyun
Toplumda bu sorunu yaşayan bireylerin aile içinde yanlış tutumlarla karşılaşabildiğine işaret eden Ülger, kullanılan dilin hayati önem taşıdığını vurguladı. "Anne, baba sen artık yaşlandın idrar kaçırıyorsun" denilmesi yerine, yaşlı bireyin mahremiyetine ve özerkliğine saygı gösterilerek yaklaşılması gerektiğini belirten Ülger, ailenin görevinin bu utancı artırmak değil, azaltmak olduğunun altını çizdi.
Emici ürünler sosyal yaşamın destekçisidir
Tedavinin ve durum yönetiminin temel amacının bireyin özgürce yaşamını sürdürmesini sağlamak olduğunu belirten Prof. Dr. Zekeriya Ülger, medikal destek ürünlerinin rolüne değindi: "Bir insan arkadaşlarıyla buluşamıyor veya seyahat edemiyorsa yaşam kalitesi düşmüş demektir. Hastalarıma 'Evde kal' demiyorum; 'Problemini yönet ve hayatına devam et' diyorum. Gerekirse doğru emici ürünlerden yararlanmak da bu yönetimin bir parçasıdır. Emici ürün kullanmak utanılacak bir durum değildir; gözlük, işitme cihazı veya baston kullanmak neyse, gerektiğinde emici ürün kullanmak da odur."
Prof. Dr. Ülger, idrar kaçırmanın yaşlanmanın kaçınılmaz bir kaderi olarak görülmemesi gerektiğini, uzman bir hekime başvurarak hem fiziksel hem de psikososyal sağlığı yeniden kazanmanın mümkün olduğunu hatırlattı.


