GÜNCEL:
Türkiye Hem Tür Hem Genetik Seviyelerinde Yüksek Bir Çeşitliliğe Sahip!
Ülkemizdeki uygulaması Bakanlığımıza bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP)Genel Müdürlüğü tarafından koordine edilen sözleşmeye 200 civarında ülke taraf oldu. Sözleşmenin gayesi; biyolojik çeşitliliğin korunması, biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve genetik kaynaklardan sağlanan faydaların eşit ve hakkaniyetli paylaşımıdır.
Biyolojik çeşitlilik, canlıların farklılığını ve değişkenliğini, birbirleriyle ve çevreleriyle karşılıklı etkileşimlerini ifade etmektedir. İnsanların başta gıda olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılamasında vazgeçilmez bir yeri olan canlı kaynakların temeli biyolojik çeşitliliktir. Dünyanın giderek azalan canlı kaynakları ve giderek kirlenen toprak ve su kaynakları dikkate alındığında, ülkelerin sahip olduğu biyolojik çeşitlilik, giderek stratejik bir güç durumuna gelmektedir.

Türkiye, kuzey ile güney, batı ile doğu arasındaki geçiş noktası olarak, üç farkı biyocoğrafik alanı birleştiren ve geçiş formları ile birlikte, Avrupa-Sibirya, İran-Turan ve Akdeniz olmak üzere üç biyocoğrafik alanı kapsayan bir ülkedir. Bu sebeple Türkiye hem tür, hem genetik hem de ekosistem seviyelerinde yüksek bir çeşitliliğe sahiptir.
Flora açısından bakıldığında Türkiye bütün Kara Avrupa’sından daha zengin bir çeşitlilik göstermektedir. Mevcut 11 bin 707 türümüzün 3 bin 649’u endemiktir.

Küresel ölçekte, ülkelerin sahip olduğu biyolojik çeşitlilik, özellikle genetik kaynaklar anlamında büyük bir güç ve fırsat kazandırmaktadır. Ülkemiz, gerek coğrafi yapısı, gerekse değişik ekolojik koşulları sebebiyle, Dünyanın çok önemli gen ya da orijin merkezinin örtüştüğü bir konumdadır. Bu sebeple sahip olduğumuz biyolojik zenginliğimizin ortaya konulması ve korunması maksadıyla ‘’Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi’’ hazırlanmış ve 2013 yılında Kalkınma Bakanlığı’ndan onay almıştır. Bugüne kadar çalışmalar 33 ilde tamamlanmış olup 43 ilde devam etmektedir. 2018 yılı sonuna kadar 81 ilimizde bu çalışmalar tamamlanarak, öz kaynaklarla ve yerli uzmanlarla ülkemizin Biyolojik Çeşitlilik Haritası ortaya çıkarılması planlanmaktadır.

Proje kapsamında en önemli kısımlardan biri de Bakanlığımız tarafından 2007 yılında hizmete giren “Nuh’un Gemisi Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veri Tabanı” dır. “Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi” öncesi veri tabanında 518 bin 642 adet veri bulunuyorken, projede 33 il tamamlanmış olmasına rağmen veri tabanındaki veri sayısı yaklaşık 2 katına çıkarılmış ve 1 milyon 677 olmuştur. Şu ana kadar tamamlanan iller sonucunda toplamda 223 bin 745 konumsal gözlem noktasında 141 bin 435 adet fauna noktası ve 82 bin 310 adet flora noktası belirlenmiştir. Toplamda 10 bin 258 adet takson tespiti yapılmıştır. Bu taksonlardan 9 bin 56 adeti flora taksonu, bin 202 adeti de fauna taksonu olarak tespit edilmiştir. Tamamlanan iller kapsamında 71 adet lokal endemik ve 2 bin 488 adet de endemik takson tespit edilmiştir.

2017 yılında Bakanlığımızca,  Biyoçeşitliliğe Dayalı Ulusal Geleneksel Bilginin Kayıt Atına Alınması Projesi’ne 6 pilot ilde başlanmış olup, proje neticesinde Türkiye’deki biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel bilginin kayıt altına alınması sağlanmış olacaktır.”
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkyed arasında...
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TÜRKYED heyetini kabul ederek küçükbaş hayvancılıkta destekleme...

Haberi Oku