Yargıtay'dan İlginç Karar!
Park halindeki aracına çarpan araç sürücüsü ve ilgili sigorta hakkında açtığı 500 liralık tazminat davasını kazanan vatandaşa Yargıtay'dan kötü haber geldi. Manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesinin amaçlanması gerektiğine dikkat çeken Yargıtay, davacının kaza anında araç içerisinde olmaması sebebiyle kazada manevi eziyet çekmediğini belirterek kararı bozdu.

KAZA ANINDA ARAÇTA OLMAYAN DAVACI MANEVİ EZİYET ÇEKMEMİŞTİR
3 Ekim 2013 günü kararını açıklayan mahkeme, davanın kısmen kabul ederek 5 bin lira hasar bedelinin davalılardan müteselsilen, 455 lira taksi ücreti, 82,60 lira çekici ücreti ile 500 lira manevi tazminatın davalılardan tahsiline hükmetti. Mahkeme kararının davalı sigorta şirketince temyiz edilmesi üzerine son sözü Yargıtay 17. Hukuk Dairesi söyledi. Manevi tazminatın zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanması gerektiğine dikkat çekti. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şeklinin de gözü önünde tutulması gerektiğine vurgu yapılan Yargıtay kararında, "Borçlar Kanunu'nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet (hakkaniyet) kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olaya bakıldığında, davacının kaza anında araç içerisinde olmadığı gibi kaza anını da görmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Belirtilen hususlar dikkate alındığında, olayın oluş biçimine göre davacı manevi olarak eziyet çekmemiştir. Anılan nedenlerle manevi tazminat talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir." ifadeleri yer aldı.

