Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’, Anadolu’nun binlerce yıllık seramik serüvenini uzman isimlerin katılımıyla Bursa’da mercek altına alıyor.
Fethin 700. Yılına Özel Akademik Buluşma
Osmanlı’nın ilk payitahtı Bursa’da gerçekleştirilen sempozyum, Atatürk Kültür Merkezi (Merinos AKKM) yerleşkesinde kapılarını açtı. 7-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen programda; arkeolojiden sanata, tarihten teknolojiye kadar birçok farklı disiplinden uzman, seramiğin gelişim sürecini değerlendiriyor. Toplamda 9 oturumun yapılacağı etkinlik, geçmişin birikimini günümüz sanat anlayışıyla buluşturmayı hedefliyor.
"Seramik Sanatı, Geçmişle Gelecek Arasında Bir Köprüdür"
Programın açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın fethine ithaf ettiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Seramik sanatı, tarihin en güçlü hafızalarından biridir. Medeniyetlerin kök saldığı Bursa’da, 700 yıl önce atılan adımlar hala kültürümüzü ve sanatımızı besliyor. Şehrimizin adını dünyaya duyuran İznik çinisi, Osmanlı’nın estetik anlayışını ortaya koyan kadim bir mirastır. Değerlerimizi yaşatmayı gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olarak görüyoruz.”
Başkan Vekili Biba, ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin Aktopraklık Höyüğü ve İznik Çini Fırınları gibi önemli arkeolojik kazılara verdiği desteğin kesintisiz süreceğini vurguladı.
İznik Çinisi: Dünya Sanatının Eşsiz Mirası
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik sanatının Osmanlı döneminde, özellikle İznik’te zirveye ulaştığını hatırlattı. İnceciköz, “İznik çinileri sadece mekanları süslemekle kalmamış, cami ve saraylara bir ruh kazandırmıştır. Bu sempozyumun akademik literatüre yeni açılımlar sağlayacağına inanıyorum” dedi.
Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramiğin arkeolojik veriler açısından taşıdığı kritik öneme değinerek, organizasyona katkı sunan kurumlara teşekkür etti.


