BURSA HABERLERİ:
AK Parti Bursa İl Başkan Vekili Abdullah Duman İstifa Etti!

AK Parti Bursa İl Başkanvekili Abdullah Duman sosyal medya hesabından yaptığı duyuru ile il yönetimden istifa etti. Abdullah Duman sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi.

Değerli dostlar

İstifaya kadar gelen süreçle alakalı birkaç konuyu sizlerle paylaşmak isterim.

Bildiğiniz gibi hakkımdaki iftiralar genel itibariyle bir Facebook hesabı üzerinden, Nezir Asaroğlu denen kişi tarafından yazıldı, çizildi. Benimle alakalı yazan bu kişiyi siyasete girmeden önce hiç tanımazdım. Daha sonra da onu, Cemalettin Torun yönetiminin” gerçek anlamda Milli Görüşü temsil eden bir yönetim olduğuyla alakalı” yazılar kaleme alıp, methiyeler düzen bir kişi olarak hatırlıyorum. Akabinde de günlük gazete çıkarma noktasında kendisinin desteklenmesi için İl Başkanımız Cemalettin Torun’dan talepleri olduğunu biliyorum. Zaten bu talepler gerçekleşmeyince de bize karşı bir tutum içine girdiğini gördük süreç içerisinde.

Benimle alakalı ilk yazısını 2014 yılı 20 Ağustos günü yayınlamıştı. Bu tarih manidar. Çünkü İl Başkanımız Cemalettin Torun’la beraber yönetime gelmemizin üzerinden henüz 7 yahut 8 ay geçmişti. Bu süreç de, Cemalettin Torun’un İl Başkanı olarak, benim de Seçim Koordinasyon Başkanı olarak görev yaptığımız 2014 yerel seçimleri, ardından Cumhurbaşkanlığı Seçimleri derken geceli gündüzlü büyük bir telaş içinde geçmişti. Allah bize büyük bir başarı nasip etti.

Evet aradaki bu seçim zaferleri ve gündemin seçimlere yoğunlaşmasının, bizim yönetime gelmemizden beridir niyetinde oldukları saldırıya geçemediklerini gösteriyor. Geçemediklerine diyorum, çünkü bu arada Cemalettin Torun’un İl Başkanlığını içine sindiremeyen ve 2019’da yapılacak genel ve yerel seçimlerde onun etkinliğini kırarak bu konuda bazı tasarruflarda bulunma hayalleri kuran birkaç finans kaynağı da edinmişti bahsettiğim kişi. Ufacık bir dikkatle sonraki kısa süreçte haftalık, sonra da günlük gazete çıkartmaya doğru giden evrilmeyi takip edebilirsiniz

Evet seçimler bitti ve benim paralel derneklere üye olduğumla alakalı ilk yazılara başladılar. Ben Facebook hesabıma profil fotoğrafım haricinde hiçbir fotoğraf koymadım. Ancak belki 10 yıl öncesine ait bazı fotoğraflarda manidar bir şekilde tam da o arada etiketlenmiş olduğumu ve fotoğrafların buradan alındığını gördüm. Bu şahıs, bu fotoğraflarla arzı endam etmeye başladı.

Ben hakkımda çıkan bu ilk yazıların akabinde İl Başkanımla görüşerek, kendisine bu tarihten daha önceye ait bu derneklerden istifa ettiğime dair-hani şu dillerine sakız gibi doladıkları ve mevcut olmadığını iddia ettikleri- noter belgelerini gösterdim ve teslim ettim. Bir cevap verip vermememin gerekliliği üzerine istişare ettik. İl Başkanımız bu konuda sadece hiyerarşik olarak kendisine yapmış olduğum bilgilendirmenin yeterli olduğunu söyledi. Bence de doğru olan buydu, çünkü dışarıdan alakasız ve sadece parti içinde fitne fesat çıkartmaya çalışan bir kişinin aklınca verdiği talimatlarını yerine getirmek hiçbir teşkilat disipliniyle örtüşen bir durum değildir. Bunun yanında bir ispat söz konusu olacaksa burada da, müfteriye iftirasını ispat yükümlülüğü düşer. 17/25 Aralık’tan senelerce öncesine ait fotoğraflar, yahut da sadece daha önceden yönetici olduğumu gösteren ama o tarihte üyeliğimin devamıyla alakalı hiçbir iz,işaret taşımayan belgelerle değil.

Peki niye Abdullah Duman da başkası değil?

Birinci sebebi şu; bir İl Başkanı hakkında kamuoyunda olumlu yahut olumsuz bir ALGI oluşmasında sizin de bildiğiniz gibi yakın çalışma arkadaşlarının büyük etkisi vardır. O sıralarda başlattıkları bu Cemalettin Torun operasyonunda, Teşkilat Başkanı ve SKM Başkanı ben olmam, benim de paralel yapının okulunda liseyi okumuş, daha sonra bir dönem mezunlar derneğinde yöneticilik yapmış olmam , akıllarınca beni bulunmaz bir malzeme yapıyordu.

İkinci sebebi de şu; söz konusu kerameti kendinden menkul gazeteci boş durmamış il yürütme kurulu üyeleri içinden de kendi meşrebine uygun bir kişiyle işbirliğine başlamıştı. Bu kişi, ısrarla ve ihtirasla Teşkilat Başkanlığı görevinin kendisine verilmesini isteyen, bu konuda da İl başkanımızı birçok kişiye aratmasına rağmen aradığını bulamayan ve teşkilat başkanı olarak da ben seçilince şahsıma karşı düşmanca bir tavır içine giren bir İl Başkan Yardımcısıydı. Daha sonraları bu şahsın şaibeli bazı meseleler dolayısıyla İl Yürütme Kurulundan çıkarıldığını herkes görecekti. Bu şahsın görevi esnasında, emniyetteki bazı amir ve memurlarla yakınlık kurarak hakkımda İl Başkanına ve Genel Merkeze paralelci olduğumla alakalı rapor verilmesini istediği bizzat İl Başkanımız tarafından ortaya çıkarılmış ve diğer şaibelerle birlikte görevinden alınmıştır. Amacı, İl Başkanımız nezdinde beni karalamak, genel merkez nezdinde de bir ALGI oluşturmaktı.

Sonra operasyonun diğer aşamalarına gelindi.

Hepimiz (enteresan bir şekilde)2015 yılı başında yapılan İl Kongresinin hemen öncesindeki süreçte, buradaki iftiraların nasıl İl Başkanına ve Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşmil edildiğini, (enteresan bir şekilde) yerel değil ulusal, muhalif değil partimize yakın basın organlarında, ayrı ayrı günlerde değil, hemen hepsi aynı günde düğmeye basılmış gibi yayınlandığını müşahade ettik. Gerçekten ne kadar da olayların doğal akışına uygun duruyor değil mi? Fakat maalesef bu ilk operasyonları başarılı olamadı. Genel Merkezimiz, bunların iftiralarına itibar etmedi ve Cemalettin Torun İl Başkanlığına devam etti.

Tabi içlerine sindiremedikleri bu süreç, onları daha da hırslandırdı. Bundan sonra da sürekli kamuoyunun önünde, kendi İl Başkanını ve Belediye Başkanlarını küçük düşürme gayreti içinde oldular. Bunu da bu parti ve davaya gönülden bağlılıkları(!) dolayısıyla yaptılar sözde. Herhangi bir iddiayı hangi Ak Parti sevdalısı bu derece yıkıcı, yıpratıcı, nihayetinde partinin kaybettiği bir şekil ve şemal içinde yapar? Size samimi geliyor mu?

Bu konuda daha söylenecek çok şeyler var…Gerekirse söyleriz.

Gündemin bu kadar hassas olduğu bir dönemde, bu tür konularla sizleri meşgul etmek istemezdim aslında. Parti hiyerarşik yapısına saygımdan ve muhatabım olamayacak kişilerin dedikodularıyla uğraşacak ne zaman, ne de mecburiyetim olmadığından bu konulara şimdiye kadar girmedim. Fakat görüyorum ki bizim suskunluğumuz acziyet ve iftiraları kabul olarak algılandı. Tekrar söylüyorum ki, Allah’tan sonra, Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız ve onun yetkilendirdiği üstlerim benim hesap verme mecburiyetinde olduğum yegane mercilerdir. Bunu da şimdiye kadar gerektiği şekliyle yaptım.

Bu böyle biline…

Saygılarımla…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Bursa Büyükşehir Belediyesi toplu taşımada...
Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki BURULAŞ, toplu taşıma araçlarının bakım ve onarım çalışmalarını...

Haberi Oku