Özellikle şiddet ve istismar vakalarında sıfır gecikme payı ile hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Göktaş, dijital izleme sistemlerinin etkinliğine dikkat çekti.
Şiddet ve İstismar Vakalarında "Bizzat Takip" Dönemi
Bakan Göktaş, il müdürlerinin sadece birer yönetici değil, aynı zamanda devletin sahadaki vicdanı olduğunu hatırlattı. En hassas kırmızı çizginin şiddet ve istismar olduğunu belirten Göktaş, şu uyarıyı yaptı:
"Bu alanda hiçbir gecikmeyi kabul edemeyiz. Risk puanı, bir müdahale çağrısıdır. İl müdürü olarak vaka yönetimini bizzat sahiplenin. Takip zayıflarsa, kurduğumuz dijital sistemler sadece kağıt üzerinde kalır."
Yeni Nesil İzleme: Sosyal Risk Haritası ve "Çocuklar Güvende"
Sahadaki riskleri önceden tespit etmek için teknolojik altyapının gücünden yararlandıklarını belirten Göktaş, il müdürlüklerine yeni nesil araçları kullanma talimatı verdi:
-
Sosyal Risk Haritası: Mahalle mahalle, sokak sokak riskli bölgelerin belirlenmesi.
-
Çocuklar Güvende Web Sitesi: 18 yaş altı çocukların takibi için kurulan dijital mekanizma.
-
Aile Rehberi Sistemi: 18 yaş üstü bireylerin sosyal ihtiyaç ve risklerinin izlenmesi.
Saha Odaklı Yönetimin Üç Temel Ekseni
Bakanlık, 2026 yılına doğru ilerlerken stratejisini üç ana sütun üzerine inşa ediyor:
-
Saha Hâkimiyeti: Hizmet verilen kişileri dosyadan değil, yerinde izlemek.
-
Yönetimde Açıklık: İldeki bir problemi bakanlığın başkasından değil, doğrudan il müdüründen duyması.
-
Ulaşılabilirlik: Kapalı kapıların ardında değil, hızlı kararlar ve güçlü iletişimle sahada olmak.
Aile Yılı’ndan "Aile ve Nüfus 10 Yılı" Vizyonuna
Göktaş, 2025 Aile Yılı'nda elde edilen başarıların kalıcı hale getirilmesi için "Aile ve Nüfus 10 Yılı" vizyonunu paylaştı. Bu kapsamda; Doğum Yardımı ve Aile ve Gençlik Fonu'ndan yararlanan vatandaşların durumlarının düzenli olarak izlenmesi ve hizmetlerin etkisinin ölçülmesi hedefleniyor.
"Küçük Bir İhmal Büyük Bir Riske Dönüşebilir"
Saha yönetiminin bir "güven yönetimi" olduğunu ifade eden Göktaş, "Vatandaşın bize attığı ilk adımda karşılaştığı tavır, kurumun itibarını belirler. Küçük bir gecikme büyük mağduriyetlere yol açabilir. Bu yüzden daha aktif ve sonuç odaklı olmalıyız," diyerek sözlerini tamamladı.



