Dr. Çınar, bu gelişmenin Gümrük Birliği’nin güncellenmesini artık bir zorunluluk haline getirdiğini vurguladı.
Türkiye Pazarı MERCOSUR Ürünlerine Açılıyor, Ama Karşılığı Yok!
İmzalanan anlaşma ile birlikte MERCOSUR ülkelerinden gelen ürünlerin AB pazarına düşük ya da sıfır gümrükle gireceğini belirten Dr. Hakan Çınar, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı asimetrik ticaret riskini şu sözlerle açıkladı:
-
Tek Taraflı Taviz: "Anlaşma kapsamındaki ürünler, AB üzerinden Türkiye’ye serbestçe girebilecek. Ancak biz AB üyesi olmadığımız için Türk ürünleri MERCOSUR ülkelerine girişte gümrük muafiyetinden yararlanamayacak."
-
Ticaret Egemenliği: "Türkiye, AB’nin ticaret politikasını uyguluyor ancak şekillendiremiyor. Masada yokuz ama sahadaki sonuçlardan doğrudan etkileniyoruz."
Hangi Sektörler Tehlike Altında?
Dr. Çınar, MERCOSUR ile AB arasındaki bu dev anlaşmanın Türkiye’de özellikle ham madde ve tarım odaklı sektörleri olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Risk altındaki başlıca sektörler:
-
Tarım ve Gıda: Et, soya, mısır ve şeker ithalatında yaşanacak artış yerli üreticiyi zorlayabilir.
-
Otomotiv: Otomotiv ve yan sanayi sektöründe rekabet koşulları MERCOSUR lehine değişebilir.
-
Ağır Sanayi: Demir-çelik ve ham madde yoğunluklu sanayi kolları bu asimetrik durumdan darbe alabilir.
Çözüm Önerisi: Acil STA Müzakereleri Başlatılmalı
Gümrük Birliği’nin mevcut küresel ticaret düzenine uyum sağlamadığını belirten DIŞYÖNDER Başkanı, Türkiye'nin savunma pozisyonuna geçmesi gerektiğini söyledi. Dr. Çınar’a göre çözüm yolu iki ana adımdan geçiyor:
"Türkiye, MERCOSUR ülkeleri ile de bir an önce kendi STA müzakerelerini başlatmalıdır. Bu, ticaretimiz aleyhine oluşan dengesizliği gidermek için şarttır. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ise artık bir tercih değil, sanayi politikalarımızı korumak için kaçınılmaz bir zorunluluktur."



