Özel Gereksinimli Çocuklarımızın Yalnızlığı
Alan Dışı Öğretmen, Vicdan Dışı Uygulama
Özel eğitim gereksinimli çocuklarımızın hak ettiği eğitim kalitesi, personel yetersizliği ve yanlış atamalarla sekteye uğruyor. Velilerin isyanında dile getirilen en kritik nokta şudur: Özel eğitim sınıflarında, alana hâkim uzman öğretmenler yerine, atanamadığı için formasyonu dahi olmayan ücretli öğretmenler görevlendiriliyor. Özel eğitim, sabır, uzmanlık ve özel pedagojik yaklaşımlar gerektiren bir alandır. Alan dışından gelen bir öğretmenin, bu çocukların özel ihtiyaçlarına uygun bir müfredat ve davranış repertuarı geliştirmesini beklemek, hem öğretmene hem de öğrenciye haksızlıktır. Bu durum, çocukların dışlanmasına, hor görülmesine ve eğitim yerine travmaya maruz kalmasına zemin hazırlamaktadır.
Sınıfa Giremeyen Veli, Okul Duvarında Biten Sorumluluk
Okulların, özellikle de özel eğitim kurumlarının kapılarının velilere kapatılması da ayrı bir paradoks oluşturuyor. Velinin okula girişi yasaklandığında, çocuğun temel ihtiyaçlarından kişisel bakımına kadar tüm sorumluluk bütünüyle öğretmenin omuzlarına yüklenir. "Sonuçta bunlar çocuk," diyor veli. Haklı. Okulda, öğretmenin ve diğer personelin, çocuğa yalnızca bilgi aktarmakla kalmayıp aynı zamanda temel bakımı, duygusal desteği ve güvenliğini de sağlaması beklenir. Veli, çocuğunun en temel hakkı olan güvenli ve şefkatli bir ortamda eğitim görmesini denetleme imkânından mahrum bırakılıyorsa, bu sorumluluk bütünüyle okul yönetimi ve öğretmenindir. Yaşanan uygunsuzluk iddiaları, bu sorumluluğun ne yazık ki hakkıyla yerine getirilmediğini göstermektedir.
Çürüyen Tahammül, Körelen Merhamet
Öğretmen-öğrenci, öğrenci-öğretmen arasındaki uygunsuz davranışların giderek artması, sadece eğitim camiasının değil, tüm ülkenin kanayan yarasıdır. Bir zamanlar "öğretmenlik kutsaldır" düsturunun hüküm sürdüğü bu topraklarda, şiddetin ve vicdansızlığın eğitim koridorlarına sızması, toplumsal çürümeyi işaret ediyor.
Özel gereksinimli çocuklarımız, toplumsal şefkat ve koruma kalkanımızın en hassas noktasındadır. Onlara yapılan her haksızlık, bizlerin toplum olarak vicdan sınavından kaldığımızı gösterir.
Çözüm Nerede Başlar?
Bu sorunların çözümü için köklü adımlar atılmalıdır:
Uzman kadro zorunluluğu Özel eğitim sınıflarında sadece bu alanda formasyonu ve uzmanlığı olan kadrolu öğretmenler görevlendirilmelidir. Ücretli öğretmenlik uygulaması, özel eğitim alanında derhal sonlandırılmalıdır.
Denetim ve şeffaflık Özel eğitim kurumları, yalnızca kâğıt üzerinde değil, pedagojik ve etik açıdan da sürekli ve sıkı denetim altında tutulmalıdır. Velilerin, belirli kurallar çerçevesinde çocuklarının eğitim ortamını gözlemleyebileceği şeffaflık mekanizmaları kurulmalıdır.
Personel eğitimi mevcut öğretmen ve yardımcı personel, "özel gereksinimli çocuklara yaklaşım," "kriz yönetimi" ve "empatik iletişim" konularında düzenli ve zorunlu hizmet içi eğitimden geçirilmelidir.
Eğitim, sadece beyinleri değil, kalpleri de inşa etme sanatıdır. Özel gereksinimli çocuklarımızın sessiz çığlıklarının duyulması ve vicdanımızın yeniden yeşermesi için daha fazla bekleyemeyiz. Onların güvenliği ve mutluluğu, toplum olarak ahlaki omurgamızın sağlamlığını gösteren en net aynadır.


