Okullar da güvenlik sorunu
Eskiden demek istiyorum… Eskiden saygının,sevginin,edebin,ahlakın eğitimin en temel taşları olması ne kadar güven verirdi biz çocuklara… Böyle görmüştük böyle teslim almıştık nitekim atalarımızdan bu ülkeyi. Böyle yönetmeyi boynumuzun borcu bildik nitekim.
Geçen ay Fatmanur öğretmen, dün Şanlıurfa da yaşanan saldırı… Bugün ise tek yürek olmuşken öğretmenler,sendikalar ve öğretmenlerine sahip çıkan gençler…
Geliyorum demişken bela Kahramanmaraş’ta bir okul saldırısı haberi daha aldık. Bir öğretmenimiz ve sekiz masum yavrumuzun şehit olduğu gündemimize en acı şekilde düştü.
Biz nerede hata yaptık. Yediden yetmişe ne kadar büyük bir acının ağırlığı asıldı boynumuza. Sorumlu kim? diye sorunca kendime ne kadar da sessizleşti içim. Çünkü batıdan doğuya küçükten büyüğe hepimizindi bu sorumluluk.
Düzeltmek mümkün mü diye sorarsanız yine sessizleşir dilim.
Biz o çizgiyi çoktan geçtik sanırım.
Geri dönebilmek biraz güç fakat iyileştirilebilir adımlar atmak çok mümkün.
Daha güvenli eğitim alanları yaratmak. Rehber öğretmenin yanı sıra pedagojik eğitim de şart. Düzenli aralıklarla psiko analiz yapacak bir departman oluşturmak ne kadar doğru olurdu öyle değil mi?
Sorunlara güvenlik elbette şart. Şu an ivedilikle atılması gereken en doğru karar velhasıl ama bana sorarsanız soruna kaynağında ve zamanında ulaşmak en faydalısı olacaktır. Yaşanan bu terör eylemleri; ki bunu böyle ifade etmek en doğrusu olacaktır. Yumuşatmayı şehitlerimize hakaret sayarım. Bu terör eylemleri bizlere bir defa daha göstermiştir ki evlatlarımıza önce ahlaklı ve saygılı olmayı, asla birine zarar vermemeyi, ama yinede kendini korumayı, kriz anını ve panik anını en hafif şekilde atlatacak ve o anda mantıklı karar vermeyi hedef alacak bir konum çizelgesi edinmeyi, olduğu yeri konumunu gelişigüzel değil analiz ederek yaşamayı, daha sonra vatana millete hatırlı birer birey olmalarını öğretmemiz gerekmektedir. En büyük sorumluluk bizlere düşmektedir.
Ve yine gereklidir ki sorumlu psikolojik sıkıntı çeken destek alması gereken öğrenciler okulda yakın takibe alınmalı ivedilikle rehberlik ve pedagog eşliğinde rehabilitasyon eylem merkezlerine yönlendirilmelidir. Kabul etmeyen aile uygun bir dille bilgilendirmeli aksi yaşandığında yasal işlem başlatılmalıdır. Kurallar acilen katılaşmalıdır.
Yasal süreçleri takip etmek,analiz etmek, talep etmek de bizim görevimizdir. Acının dili olsa bugün kan kusardı. Bugün bir öğretmen sekiz yavrumuzun kelimeleri sustu, notları sustu, hedefleri sustu, hayalleri sustu…
Mekanları cennet olsun.
VATAN SAĞ OLSUN…


