Şen, çocukları dünyadaki tüm risklerden fanus içinde korumanın değil, onlara zorluklarla baş etme becerisi kazandırmanın sağlıklı gelişim için anahtar rol oynadığını vurguladı.
Kaygı Her Zaman Düşman Değildir
Kaygının sanıldığı gibi tamamen olumsuz bir duygu olmadığını belirten Nebahat Şen, bu duygunun gelişim sürecindeki önemine dikkat çekti:
-
Koruyucu Mekanizma: Belirli düzeydeki kaygı, çocuğun çevresindeki riskleri fark etmesini ve kendini korumasını sağlar.
-
Ne Zaman Tehlikeli? Kaygı süreklilik kazandığında, çocuğun günlük yaşamını, uykusunu ve sosyal ilişkilerini bozmaya başladığında profesyonel destek gerekebilir.
Çocuklar Kaygıyı Sözle Değil, Davranışla Anlatır
Çocukların yaşadıkları stresi her zaman "kaygılıyım" diyerek ifade edemeyeceğini hatırlatan Şen, ebeveynlerin şu gizli sinyallere dikkat etmesi gerektiğini belirtti:
-
Fiziksel Yakınmalar: Mide bulantısı, baş ağrısı, tırnak yeme veya alt ıslatma.
-
Duygusal Tepkiler: Ani öfke patlamaları, içe kapanma veya aşırı onay ihtiyacı.
-
Okul Performansı: Derse katılımda isteksizlik, hata yapma korkusu ve potansiyelinin altında başarı gösterme.
"Onun Adına Karar Vermeyin"
İyi niyetle yapılan aşırı koruyucu ebeveynlik tutumunun, uzun vadede çocuğun "duygusal bağışıklığını" zayıflattığını vurgulayan Şen, şu uyarıda bulundu:
"Çocuğun yerine karar vermek ve sorunları onun adına çözmek, kısa vadede güven verse de uzun vadede çocuğun kendi başına baş etme becerilerini yok eder. Bu durum çocukların dünyayı daha tehlikeli algılamasına ve hata yapmaktan korkmasına neden olur."
Duygusal Dayanıklılık: Yeniden Ayağa Kalkabilme Sanatı
Duygusal dayanıklılığın (resilience) öğrenilebilir bir beceri olduğunu ifade eden Şen, dayanıklı çocukların hiç kaygı yaşamayanlar değil, kaygıyı yönetmeyi bilenler olduğunu söyledi. Hayal kırıklığını tolere edebilmek ve başarısızlıkla yüzleşebilmek, bu becerinin temel taşlarını oluşturuyor.
Ebeveynlere Tavsiyeler: Nasıl Bir Yol İzlenmeli?
Çocukların özgüvenini ve dayanıklılığını artırmak için ebeveynlerin rehberlik rolü üstlenmesi gerekiyor:
-
Sınırları Belirleyin: Güven verici ama sınırları net bir yaklaşım sergileyin.
-
Sorumluluk Verin: Yaşına uygun görevler vererek kendi başarılarını tatmasına izin verin.
-
Rehber Olun: Sorunu onun yerine çözmeyin; çözüm yolunda nasıl düşünebileceğine dair ona yol gösterin.
-
Duyguları Kabul Edin: Korkularını küçümsemeyin, ancak her isteğini karşılayarak hayattan koparmayın.



