TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Bilkent Otel’de düzenlediği 5. Din Şurası’na katıldı. Çiçek, salona Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ile girdi.
Demokrasinin bir değer ve olgu, düşünceleri, fikirleri hayata geçirmede, mutlu bir hayat yaşamada ülkede kaynaşma, birlik ve beraberliğe imkan hazırlamada bir atmosfer ise bunun 3 ayağı olduğunu belirten TBMM Başkanı Cemil Çiçek, “Bunlarından biri hukuki ayağıdır. Bir takım hukuki düzenlemeler yapacaksınız. Nasıl bir demokrasi kurulları nasıl olacak. Kuralları ne olacak bunların kendi içinde dengeleri ne olacak. Türkiye’nin bu konuda epey tecrübesi var. Halende eksikleri gidermeye çalışıyoruz. Başka İslam ülkelerinde de bir kısım kurallar var. Ama iki ayağı noksan, iki ayağında ciddi zafiyetler var. Bunlardan biri kültür, diğeri de ahlak ayağıdır. Siz demokrasi dediğiniz şeyi kültür ve ahlakla temellendirmediğiniz zaman fay hattına yüksek bina yapmış olursunuz. En küçük sarsıntıda sıkıntıya girer. Kültürün ve ahlakın sağlayacağı imkanları, siz ya da bunların ortaya çıkardığı sorunları kanun çıkararak çözemezsiniz. Bu iş farklı bir şey. Onun için ben diyorum ki biz batı dünyası içerisinde en çok kanun çıkaran ülkeyiz. Sabahlara kadar çalışıyoruz. Kanunla toplum hayatı her zaman düzenlenemiyor. Ahlak ve kültürün boşluğunu, onun çıkardığı sorunları 3 maddelik, 5 maddelik, 50 maddelik kanunla düzeltme imkanınız yok, olsa olsa bu alandaki sıkıntıları müeyyideye bağlamada şöyle bir yanlışlık yapılırsa ,cezası budur demeye getiren bir kısım düzenlemeleri biz yapabiliriz, bir kısım soruşturmalarda bazı kolaylıklar getirebiliriz.” diye konuştu. İslam dünyasında kültür ve ahlak noktasında ciddi zafiyetler yaşandığı için türbülanslar, tsunamiler ve sıkıntılar yaşandığını belirten Çiçek, “İlk 50’nin içinde 49’un içinde bir tek İslam ülkesi yok. Bu benim kabul edeceğim bir husus değil. Belki de İslam’ı temsil eden toplumlar olarak hepimizin bir ayıbın bunun üzerinde durmamız lazım.” dedi.
"ÜNİVERSİTE AÇMAK SİYASİLERİN GÖREVİ AMA KALİTE GETİRMEK YÖK'E AİT"
Şuraları önemsediğini, hiç olmazsa gerçeklerin ortaya çıkmasında bir kısım çözümlerin ortaya konulmasında önemli bir fırsat ve imkan olduğunu kaydeden Çiçek, “Diyanet İşleri Başkanımız ve mesai arkadaşlarına katkı veren herkese teşekkür ediyorum. Yalnız bir şey daha ifade etmem lazım. Biz siyasetçiler rakamlarla övünmeyi çok severiz. Bu bizim işimizi kolaylaştırır. Belli ölçüde de bir gerçeği ifade eder. Çok şükür artık çok sayıda imam hatip okullarımız ve ilahiyat fakültelerimiz var. Geçmiş dönemle mukayese ettiğimizde bunlar çok önemli imkanlar. Ama bu imkan fırsata dönüşmeli ve bu imkan kalite ile beraber olursa olmalı. Çin malı gibi ilahiyatçı olmaz. Çok açık. Çok net söylüyorum. Bu din bilgisi din eğitimi dini tatbikat hafta sonu meselesi değil. Cuma günü giyip, pazartesi çıkaracağımız bir elbise gibi ihtiyaç maddesi değil. Burada YÖK’ten olan arkadaşlar varsa, onlara seslenelim. Üniversiteler açıyoruz siyasetçiler olarak bizim görevimiz ama kalite getirmek onların görevi. Bir müdür bir mühür toplam kaliteyi düşürüyor. Tüm bilim dallarında düşürüyor bazılarında telafisi bir dereceye kadar olur mu bilmem ama belli bilim dallarında belli alanlarda kalite meselesi en az sayı kadar önemlidir.” açıklamasında bulundu.
'Çin Malı Gibi İlahiyatçı Olmaz'
'Çin Malı Gibi İlahiyatçı Olmaz'
EditorTBMM Başkanı Cemil Çiçek, çok sayıda imam hatip okulları ve ilahiyat fakülteleri bulunduğuna dikkati çekerek, "Geçmiş dönemle mukayese ettiğimizde bunlar çok önemli imkanlar. Ama bu imkan fırsata dönüşmeli ve bu imkan kalite ile beraber olursa olmalı. Çin malı gibi ilahiyatçı olmaz. Çok açık. Çok net söylüyorum. Bu din bilgisi, din eğitimi, dini tatbikat hafta sonu meselesi değil. Cuma günü giyip pazartesi çıkaracağımız bir elbise gibi ihtiyaç maddesi değil. Burada YÖK’ten olan arkadaşlar varsa onlara seslenelim. Üniversiteler açıyoruz siyasetçiler olarak bizim görevimiz ama kalite getirmek onların görevi." şeklinde konuştu.