Uzmanından kritik uyarı: Her baş ağrısı migren değildir! İşte migreni ele veren 7 belirti

Türkiye'de her 100 kişiden yaklaşık 21'ini etkileyen migren, özellikle mevsim geçişlerinde normal baş ağrılarıyla karıştırılarak yanlış tedavi ediliyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Levent Gül, migreni diğer ağrılardan ayıran 7 kritik belirtiyi sıralayarak, ilaçların yetersiz kaldığı durumlarda uygulanan sinir blokajı gibi yeni nesil tedavi yöntemlerini anlattı.

Dünya genelinde milyarlarca insanı etkileyen en yaygın nörolojik hastalık olan migren, Türkiye’de de her yüz kişiden 16 ila 21’inde görülüyor. Çoğunlukla normal baş ağrısı sanılarak geleneksel yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılan bu karmaşık durum, hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkilerken doğru tedaviyi de geciktiriyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Levent Gül, migrenin yalnızca bir baş ağrısından ibaret olmadığını vurgulayarak, hastalığın tanısı ve güncel tedavi seçenekleri hakkında önemli uyarılarda bulundu.

Migreni ele veren 7 kritik belirti

Erişkinlerde migren ataklarının genellikle 4 ila 72 saat sürdüğünü belirten Prof. Dr. Hakan Levent Gül, doğru tanı için ağrının karakterinin iyi analiz edilmesi gerektiğini söyledi. Gül, migreni düşündüren başlıca belirtileri şu şekilde sıraladı:

  • Uzun süren ağrı: Baş ağrısının 4 ila 72 saat aralıksız devam etmesi.

  • Tek taraflı ağrı: Ağrının başın belirli bir bölümünde yoğunlaşması.

  • Zonklama: Ağrının nabız atışı gibi şiddetli hissedilmesi.

  • Şiddetli yakınmalar: Ağrının günlük yaşamı ve rutin işleri aksatacak boyuta ulaşması.

  • Hareketle artış: Yürümek, merdiven çıkmak veya eğilip kalkmak gibi basit aktivitelerde ağrının şiddetlenmesi.

  • Bulantı ve kusma: Baş ağrısına yoğun mide bulantısı veya kusmanın eşlik etmesi.

  • Işık ve ses hassasiyeti: Aydınlık ortamların, yüksek seslerin ve bazen keskin kokuların rahatsızlık vermesi.

Uzmanlar, atakları tetikleyen yiyecekler konusunda da hastaları uyarıyor. Özellikle çikolata, alkol, mayalı gıdalar, paketli işlenmiş ürünler, deniz ürünleri, işlenmiş et grubu ve turunçgiller migren ataklarını hızlandırabiliyor. Ayrıca hastaların küçük bir kısmında atak öncesi geçici görme bozuklukları veya uyuşma gibi "aura" belirtileri görülebiliyor.

15 günden fazla süren baş ağrısına dikkat!

Baş ağrısının sıklaşmasının hastalığın günlük yaşam üzerindeki yıkıcı etkisini artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Gül, "Üç aydan uzun süre boyunca ayda en az 15 gün baş ağrısı yaşanması ve bu günlerin en az 8'inde migren özelliklerinin bulunması, kronik migren açısından değerlendirme gerektiriyor" diyerek hastaların ağrı günlüğü tutmasının tanıdaki önemini vurguladı.

Tedavide tek seçenek ilaç değil: Sinir blokajı yöntemi

Migren tedavisinde asıl amacın yalnızca mevcut atağı hafifletmek değil, atakların sıklığını ve şiddetini azaltarak yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu belirten Gül, ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanan alternatif yöntemleri anlattı:

"Gerekli görülen hastalarda koruyucu tedaviler uygulanabiliyor. İlaç tedavisinin yeterli olmadığı veya farklı seçeneklerin değerlendirilmesinin gerektiği durumlarda ise botulinum toksin (botoks) uygulamaları ve çeşitli sinir blokajı yöntemleri gündeme gelebiliyor."

Kliniklerde sıkça uygulanan Büyük Oksipital Sinir (GON) ve Sfenopalatin Ganglion (SPG) blokajı yöntemleriyle, başın arka bölümündeki veya burun içinden ulaşılan sinir bölgelerine lokal anestezik uygulanarak ağrı iletimi kesiliyor. İşlem sonrası hastalar kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor.

Prof. Dr. Gül, sık tekrarlayan ve karakter değiştiren baş ağrılarının bir "kader" olmadığını belirterek, şikayetleri olan hastaların mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurması gerektiğini sözlerine ekledi.