Nilüfer'de 'Edebi Kazılar'ın konuğu yazar Defne Suman oldu: "Bilmediğim bir dünyayı yazmak daha kolay"

Nilüfer Belediyesi'nin düzenlediği 'Edebi Kazılar' söyleşilerinin bu ayki konuğu yazar Defne Suman oldu. Suman, 1990'lı yılları ve kendi gençliğinden ilham aldığı arkadaşlık temalı "Rüyaya Benzer" adlı romanının yazım sürecini edebiyatseverlerle paylaştı.

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini okurlarla buluşturan Edebi Kazılar söyleşileri, yeni döneminde de kitapseverlerden yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Akkılıç Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin bu ayki konuğu, sevilen yazar Defne Suman oldu. Moderatörlüğünü Çağlayan Erendağ’ın üstlendiği keyifli söyleşide, Suman’ın “Rüyaya Benzer” adlı son romanı ve yazarlık serüveni derinlemesine konuşuldu.

"Yazma cesaretini yoga sayesinde edindim"

Yazarlıkla çocukluğundan bu yana iç içe olduğunu belirten Defne Suman, ilk başlarda yazdıklarını bir okurla paylaşma cesareti bulamadığını ifade etti. Suman, "Edebiyat yazarlığı bana her zaman büyük bir haz verdi. Sanırım yoga sayesinde yüreğimi açmayı, o cesareti edinmeyi öğrendim ve yazmaya başladım. Bir süre sonra ilk editörüm olan Çağlayan Erendağ ile yollarımız kesişti ve internetteki blog yazılarımın kitaplaşmasıyla bu süreç başlamış oldu" dedi.

"Arkadaşlık, hayatta en çok sırtımızı dayadığımız ilişki türü"

Geçtiğimiz yılın Kasım ayında yayımlanan ve 1990’lı yıllarda geçen “Rüyaya Benzer” isimli romanının çıkış hikayesini anlatan Suman, kitabını o günleri beraber yaşadığı dostlarına adadığını belirtti. Yaş ilerledikçe arkadaşlık bağlarının kıymetinin daha iyi anlaşıldığını vurgulayan yazar, "Evlilikler bitebiliyor, çocuklar büyüyüp kendi yoluna gidiyor ya da aile içi ilişkiler zaman zaman yıpranabiliyor. Ancak arkadaşlık sessizce varlığını koruyor ve hayatta en çok sırtımızı dayadığımız ilişki türü olarak kalıyor. Bunu fark ettiğim an, arkadaşlık üzerine yazmak istedim ve kendi gençliğimden ilham alarak genç bir arkadaş grubunu odağıma aldım" diye konuştu.

"Bilmediğim bir dünyayı yazmak çok daha kolaymış"

Kendi deneyimlediği bir dönemi kaleme alırken hayal ile gerçeğin birbirine çok yaklaştığını ve bu durumun yazım sürecini zorlaştırdığını itiraf eden Suman, "İnsan kendi bildiği bir şeyi kurgularken, 'Hepsini biliyorsun, yazması daha kolay olur' diye düşünüyor. Ancak iş kurmacaya, karakter inşasına ve olay örgüsüne geldiğinde, aslında bilmediğim bir dünyayı yazmanın benim için daha kolay olduğunu anladım" değerlendirmesinde bulundu.

Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını samimiyetle yanıtlayan Suman, okurları için kitaplarını da imzaladı.