Marmara'da 2500 Yıllık Mermer Ocağı!

Balıkesir'in ada ilçesi olan ve adını mermerden alan Marmara'da, 2 bin 500 yıldır mermer çıkarılıyor.

Türkiye'nin en önemli mermer sahasına sahip ilçenin nüfusunun neredeyse tamamı bu işten ekmek yiyor. İç piyasanın yanısıra birçok ülkeye ihracat da yapan mermer ocakları, tarih öncesinden kalma. Ayasofya Camisi'nin bütün taban döşemeleri, Mısır'da bulunan 2 bin 500 yıllık yapılarda, Vatikan'da ve dünyanın farklı noktalarında bulunan birçok eserde Marmara mermerine rastlamak mümkün. Ada, 1941 yılında kurulan Türkiye'nin ilk mermer fabrikasına da evsahipliği yapıyor.

Marmara Denizi'nin güneybatısında bulunan, Türkiye'nin ikinci büyük adası Marmara'da hayat, neredeyse tamamen mermer üzerine kurulmuş durumda. Tarih öncesi çağlardan kalma mermer ocakları bulunan ilçenin hemen tamamı geçimini bundan sağlıyor. Ocaklar, ağırlıklı olarak adanın kuzeyinde bulunuyor. Türkiye'nin toplam rezervinin yüzde 15'ine sahip olan adanın yüzde 30'luk bölümünde mermer çıkarılıyor.

Marmara Adalar Belediye Başkanı Süleyman Aksoy, 2 bin 500 olan ilçe nüfusunun, yaz aylarında 10 bini bulduğunu belirtiyor. Saraylar Mahallesi'nde 25 mermer işletmesi olduğunu belirterek, "Marmara'da mermerin tarihçesi 2 bin 500 yıl öncesine dayanıyor. Dünyada en büyük mermer rezervlerine sahip olan yer, İtalya'nın Carara bölgesinden sonra Marmara Adası'nın Saraylar bölgesidir. İhracat, ağırlıklı olarak Suriye ve Ortadoğu bölgesinedir. Bütün Arap ülkeleri fabrikalarını Suriye'de kurmuş, oradan da dışarıya veriyorlar. Ayrıca Yunanistan, ABD ve İsrail'e mermer gönderiliyor. Suriye'de iç savaş, Yunanistan'da ekonomik kriz, Çin'de ise krediler durunca biz de tamamen iç piyasaya döndük." dedi. Mermer sektörünün duraklama döneminde olduğunu ifade eden Başkan Aksoy, "Üç yıl öncesine göre kapasitenin yüzde 30'uyla çalışıyoruz. Mermer ocaklarında yaklaşık bin kişi çalışıyor ve dolaylı olarak binlerce kişiyi etkiliyor. Marmara'da çıkan mermer, dış etkenlere dayanıklı olduğundan daha çok dış ortamlarda kullanılıyor. Örneğin mezarlık mermerlerinde tamamen bizim mermerlerimiz kullanılır. Ayrıca tarihten beri cami ve kiliselerin sütunları bizim mermerden yapılmış." diye konuştu. Adadaki mermer ocaklarının Bizans Roma döneminden beri çalıştığı bilgisini veren Aksoy, şöyle devam etti: "Adadan çıkan mermerin kimyasal yapısı saf olduğu için özellikle dış mekânlarda kullanılan en yaygın mermer türüdür. Bizans Roma ve Osmanlı döneminden beri bütün saraylarda, özel mekânlarda hep bizim mermerimiz kullanılmış. İlçe nüfusumuzun tamamının ekonomik geliri bu sektörden karşılanıyor. Çıkan mermer, iç piyasaya ve dünyanın farklı bölgelerine hem blok hem de kesilmiş olarak gönderilmektedir."

FRG Madencilik'in sahibi maden mühendisi Recep Ali Ayaz ise Marmara Adası'nda 30 ocak ve 25 ebatlama fabrikasının çalıştığını söyledi. Yıllık ortalama 250 bin metreküp blok mermer üretildiğini kaydeden Ayaz, "Türkiye'nin en eski mermer fabrikası, 1941 yılında burada yapılmıştır. Hâlâ korunaklı bir şekilde, içerisindeki makinelerle beraber ayaktadır. Tek parça olarak Türkiye'nin en büyük mermer rezervi Marmara Adası'nda bulunmaktadır." dedi.
 
Adataş Mermer'in sahibi olan A sınıfı iş güvenliği uzmanı Bahattin Say da sektörde yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Adanın denizaşırı bir konumda olduğunu belirterek, "Ulaşım ve enerji sorunlarımız var. Adada yeni yatırımlara cevap verecek maalesef enerji bulunmamaktadır. Adada bulunan mevcut enerji gücü bize yetmiyor. Enerji sıkıntısı nedeniyle fabrikalarımıza ve ocaklarımıza yeni makineler ilave edemiyoruz. Bu konuyla ilgili yetkililerden acil olarak yardım bekliyoruz. Ayrıca dünyanın en pahalı yakıtı, en pahalı enerjisi ve en pahalı işçiliğini kullandığımız için bu konuda dünyadaki diğer örneklerimizle rekabet edemiyoruz. Marmara Adası'nda enerji alanında ciddi yatırım olursa buradaki istihdam ve üretim artacaktır. İnşallah yetkililer sesimizi duyar ve ilerleyen süreçte bu sorunlar çözülüme kavuşur." ifadelerini kullandı.