Siverek ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen, toplamda 10 kişinin hayatını kaybettiği olayları "toplumsal bir cinnet" olarak nitelendiren Ataş, yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.
"Yüreğimiz Yanıyor, Nefesimiz Kesiliyor"
Okulların birer eğitim yuvası olması gerekirken kurşun sesleriyle yankılanmasının kabul edilemez olduğunu belirten Hatice Ataş, yaşanan facianın boyutlarına dikkat çekti. Sadece bir siyasi temsilci olarak değil, birer anne ve abla olarak haykırdıklarını ifade eden Ataş, şu ifadeleri kullandı:
-
Acı Bilanço: "Önce Siverek, ardından Kahramanmaraş… Kahramanmaraş’ta 10 canımızı yitirdik, 13 evladımız ve öğretmenimiz ise yaşam mücadelesi veriyor."
-
Toplumsal Çürüme: "8. sınıfa giden bir çocuğun uzun namlulu silahla okul basabildiği bir düzen, kökünden çürümüş bir düzendir. Bu tablo sadece güvenlik zafiyeti değil, toplumsal bir cinnetin resmidir."
Saadet Partisi’nden Yetkililere 3 Kritik Soru
Hatice Ataş, açıklamasında mevcut sistemin açıklarını sorgulayarak iktidara ve ilgili bakanlıklara üç temel soru yöneltti:
-
Güvenlik Nerede? Makam odalarını korumak için seferber edilen imkanlar neden öğretmen ve öğrencileri korumak için kullanılmıyor?
-
Eğitim Nerede? Sadece sınav odaklı olan, merhamet ve adalet gibi insani değerleri aşılayamayan bu sistem daha kaç kurban verecek?
-
Denetim Nerede? Sosyal medyada şiddetin kutsandığı, silaha erişimin bu denli kontrolsüz olduğu bir ortamda çocukların ruh sağlığı nasıl korunacak?
"Okul Çantasına Kitap Yerine Kurşun Giriyor"
Şiddetin normalleştirildiği dizi ve sosyal medya mecralarının aile yapısını dinamitlediğini savunan Ataş, yönetimin bu konuda sınıfta kaldığını vurguladı. "Bir anne için evladının okul çantasına kitap yerine kurşun girmesinden daha büyük bir acı olamaz" diyen Ataş, bu durumun sadece bir ihmal değil, ciddi bir yönetim kusuru olduğunu belirtti.
Sürecin Takipçisi Olacağız
Saadet Partisi olarak bölgeye bir heyet gönderdiklerini ve tüm hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını duyuran Hatice Ataş, bildirisini şu sözlerle tamamladı:
"Okul koridorlarında barut kokusu değil, tebeşir kokusu; çocukların çığlıkları değil, neşesi yankılanana dek susmayacağız. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun."