Parkinsonla Mücadelede Yeni Dönem: "Artık Ölümcül Değil, Kronik Bir Hastalık!"

Nilüfer Belediyesi, ‘Dünya Parkinson Günü’ kapsamında toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir seminere ev sahipliği yaptı.

Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen ‘Parkinsonla Yaşamak’ başlıklı etkinlikte uzmanlar; erken tanının önemi, modern tedavi yöntemleri ve yaşam kalitesini artıran beslenme stratejilerini Bursalılarla paylaştı.


"Parkinson Artık Şeker Hastalığı Gibi Kronik Bir Süreç"

Seminerin moderatörlüğünü üstlenen Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinson hastalığına dair korkuları gideren önemli açıklamalarda bulundu. Özbek, dopaminin keşfiyle birlikte parkinsonun ölümcül hastalık kategorisinden çıktığını belirterek şunları söyledi:

“Günümüzde parkinsonu tıpkı şeker hastalığı gibi yönetilebilir kronik bir süreç olarak görüyoruz. Yaşam süresinin uzamasıyla görülme sıklığı artsa da hava kirliliği, su kirliliği ve tarım ilaçları gibi çevresel faktörler bu artışta büyük rol oynuyor.”


Sinsi Belirtilere Dikkat: Hareketlerde Yavaşlama ve Sertlik

Hastalığın tıbbi tanı süreçlerini aktaran Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi ilerleyen bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Özellikle 65 yaş üstü her 100 kişiden ikisinde görülen hastalığın temel belirtilerini şöyle sıraladı:

  • Hareketlerde Yavaşlama: Günlük işlerin yapılma süresinin uzaması.

  • İstirahat Titremesi: Dinlenme halindeyken ellerde veya ayaklarda görülen titremeler.

  • Eklem Sertliği: Vücut hareketlerinde kısıtlılık hissedilmesi.

Erken tanının hayati olduğunu hatırlatan Yıldız, doğru tedaviyle hastaların bağımsız yaşam süresinin 20 yıla kadar uzatılabileceğine dikkat çekti.


Beslenme ve İlaç Etkileşimi: İlacı Aç Karna Alın!

Parkinson tedavisinde beslenmenin en az ilaçlar kadar etkili olduğunu belirten Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel, hastaların ilaçtan maksimum verim alması için kritik bir uyarıda bulundu: "Parkinson ilaçları proteinlerle yarışır, bu yüzden mutlaka aç karna alınmalı ve yemek için en az bir saat beklenmelidir."

Hastalarda sıkça görülen kabızlık ve yutma güçlüğü problemleri için Pekel şu önerileri paylaştı:

  • Su Tüketimi: Günde en az 8-10 bardak su içilmeli.

  • Lifli Gıdalar: Düzenli yürüyüş ile desteklenen bol lifli bir beslenme düzeni kurulmalı.

  • Güvenli Beslenme: Yutma güçlüğü olan hastalar dik pozisyonda beslenmeli, gıdalar gerekirse lapa kıvamına getirilmelidir.


Egzersiz ve Sosyal Destek Tedavinin Bir Parçası

Seminerde uzmanların ortak vurgusu; parkinson ile mücadelenin sadece ilaçtan ibaret olmadığı yönündeydi. Düzenli egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğinin, hastaların yaşam motivasyonunu en üst seviyede tuttuğu ifade edildi. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.