TÜBİTAK 1833 SAYEM Yeşil Dönüşüm Programı kapsamında desteklenen ve Dünya Bankası tarafından finanse edilen “Kenevir Bitkisinden Farklı Sektörler İçin Katma Değerli Ürün ve Proses Geliştirilmesi Projesi” görkemli bir lansmanla tanıtıldı.
Dünya Bankası Destekli Dev Proje: Kenevir Sanayiye Can Verecek
T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, TÜBİTAK ve KOSGEB iş birliğiyle yürütülen proje; yerli endüstriyel kenevirin potansiyelini ekonomiye kazandırmayı hedefliyor. Proje sayesinde kenevir; tekstil, kompozit, reçine ve yapısal malzemeler gibi stratejik alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülecek.
Döngüsel ekonomi modelini esas alan bu girişim, üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin de yeniden değerlendirilmesini sağlayarak sıfır atık hedefine hizmet edecek.
Pınar Taşdelen Engin: "Kenevir Gelecek Nesillere Bırakacağımız Bir Mirastır"
Lansmanda söz alan UTİB ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, endüstriyel kenevirin çevre dostu yapısına dikkat çekti. Engin, konuşmasında şu vurguları yaptı:
"Bugün ne ürettiğimiz kadar, nasıl ürettiğimiz ve geleceğe nasıl bir dünya bıraktığımız da kritik önem taşıyor. Endüstriyel kenevir; doğaya saygılı, çok yönlü ve sürdürülebilir bir kaynak. Bu projeyle kenevirin potansiyelini katma değere dönüştürerek ülkemizin yeşil dönüşüm yolculuğuna en güçlü desteği vermeyi hedefliyoruz."
TEYDEB Başkanı Mehmet Aslan: "Üniversite-Sanayi İş Birliğinde Stratejik Adım"
TEYDEB Başkanı Mehmet Aslan, 1833 SAYEM programının Türkiye’nin yeşil sanayi hamlesindeki stratejik rolünü anlattı. Kenevirin biyoplastikten kozmetiğe, ilaçtan otomotiv kompozitlerine kadar geniş bir kullanım alanı olduğunu belirten Aslan:
"Bu platform, bilimsel bilgi birikimi ile sektörel deneyimi bir araya getiriyor. Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirerek yüksek teknolojili ve çevre dostu ürünlerin geliştirilmesine öncülük edeceğiz," dedi.
Yeşil Dönüşümün Yeni Rotası Belirlendi
Lansman kapsamında proje yürütücüleri; çalışma alanları, beklenen teknolojik çıktılar ve hedeflenen ihracat potansiyeli hakkında detaylı sunumlar gerçekleştirdi. Sanayiciler, akademisyenler ve proje paydaşlarının görüş alışverişinde bulunduğu etkinlik, Türkiye’nin sürdürülebilir üretim kapasitesini artıracak yeni iş birliklerinin kapısını araladı.