Pancar Deposu’nun ilham verici atmosferinde gerçekleşen söyleşide, mutfak kültüründeki kadın izleri ve doğanın uyanışı bilimsel ve sanatsal bir bakış açısıyla ele alındı.
Mutfak Kültüründe Kadın Emeği ve Kilerin Saklı Tarihi
Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla hayat bulan etkinlikte, Mart ayının hem Dünya Kadınlar Günü’nü hem de baharın müjdecisi olan Nevruz’u temsil etmesinden yola çıkıldı. Konuşmacılar Doç. Dr. Zeliha Nilüfer Nahya ve Fatma Güler, gıda döngüsünün merkezindeki kadın emeğini tarihsel perspektiflerle aktardı.
Etkinlikte öne çıkan başlıklar şunlar oldu:
-
Kültürel Hafıza Olarak Kiler: Kilerin sadece bir depolama alanı değil, kadınların kriz çözme becerilerinin ve toplumsal düzenin temeli olduğu vurgulandı.
-
Tarihsel Süreç: İnkalardan Antik Mısır’a uzanan besin saklama yöntemleri ve bu geleneksel bilginin endüstriyel tarım karşısındaki durumu tartışıldı.
-
Görünmez Emek: Kadınların üretimden tüketime kadar gıda zincirinde üstlendiği stratejik roller katılımcılara aktarıldı.
Anadolu’nun Bahar Ritüelleri: Marteniçkadan Çiğdem Pilavına
Baharın gelişini kutlayan köklü geleneklerin toplumsal cinsiyet rolleriyle bağlantısı detaylıca incelendi. Söyleşide; Çiğdem Pilavı, Nevruz kutlamaları, Saya gezmeleri ve Balkan geleneği olan Marteniçka takma ritüelleri, eşlik eden müzikler ve yemek kültürüyle birlikte analiz edildi. Bu ritüellerin, somut olmayan kültürel mirasın korunmasında kadınlar tarafından nasıl bir "hafıza taşıyıcılığı" görevi gördüğü ifade edildi.
Mübadil Kadınlardan "Mısır Koyma" Geleneği Canlandırması
Etkinliğin en renkli anları ise Görükle’nin kültürel mirasını sahneye taşıyan mübadil kadınlar tarafından yaşatıldı. Görükle Kadın Derneği temsilcileri, baharı karşılama ritüellerinden biri olan geleneksel “mısır koyma” törenini canlandırdı. Bahar ezgileri eşliğinde gerçekleştirilen bu görsel sunum, izleyicilere kültürel hafızanın günümüzde nasıl canlı tutulduğunu somut bir şekilde gösterdi.