Millî Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz’un katılımıyla düzenlenen programda, Bursa’nın kadim kültür mirasının genç kuşaklara aktarılacağı dev iş birliğinin detayları paylaşıldı.
Salih Kaygusuz: "Mesleki Eğitim Bir Karakter İnşasıdır"
Programda söz alan MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz, projenin Bakanlığın güncel politika belgeleriyle tam uyumlu olduğunu vurguladı. Kaygusuz, mesleki eğitimin sadece teknik bir beceri olmadığını belirterek şunları söyledi:
"Mesleki eğitimi bir 'edep' yolculuğu ve karakter inşası olarak görüyoruz. Ahilik kültürüyle şekillenmiş usta-çırak ilişkisini eğitim ortamlarımıza taşıyarak gençlerimize ahlâk, disiplin ve toplumsal sorumluluk aşılıyoruz. Bursa'da filizlenen bu model, tüm Türkiye’ye örnek olacak bir kültürel sürdürülebilirlik hamlesidir."
Dr. Kamil Özer: "Kültürel Hafızamızı Gençlere Emanet Ediyoruz"
Bursa’nın yüzyıllardır emeğin ve estetiğin merkezi olduğunu ifade eden İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer, teknolojik dönüşümün geleneksel meslekler üzerindeki tehdidine dikkat çekti. Özer, "Somut olmayan kültürel mirasımızın yaşayan çınarları olan ustalarımızı öğrencilerimizle buluşturuyoruz. Gençlerimiz, bizzat duayen zanaatkârlarımızdan 'el alarak' bu kadim mirası geleceğe taşıyacak yeni meşalelerimiz olacaktır," dedi.
Gürhan Çokgezer: "Her Okul Bir Miras Mesleğin Hamisi Olacak"
İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, projenin uygulama modeline dair önemli bilgiler paylaştı. Her meslek lisesinin sahip olduğu atölye imkânlarına göre bir "Miras Meslek" ile eşleştirildiğini belirten Çokgezer:
-
Mesleki Kimlik: Gençlerin aidiyet duygusu güçlendiriliyor.
-
Okul-Zanaat Eşleşmesi: Bursa’daki her meslek lisesi, şehrin kadim zanaatlarından en az birine hamilik edecek.
-
Koruyucu Eğitim: Okullar sadece eğitim yuvası değil, kültürel mirasın koruyucusu konumuna erişecek.
80’den Fazla Kaybolmaya Yüz Tutmuş Meslek Korunacak
Projenin temel hedefi, Bursa’nın zengin kültürel mirasında yer alan ve kaybolma tehlikesi yaşayan meslekleri ihya etmek. Bu kapsamda; bıçakçılıktan ipek dokumacılığına, çinicilikten ahşap oymacılığına kadar 80’den fazla alan, mesleki ve teknik eğitim kurumları aracılığıyla güvence altına alınıyor. Pilot okullarda başlayan süreç; sergi, tanıtım ve sürekli eğitim faaliyetleriyle desteklenerek kalıcı bir model haline getirilecek.