Sinsi Tehlike Glokom: Belirti Vermeden Görme Kaybına Yol Açabilir!

Halk arasında "göz tansiyonu" olarak bilinen glokom, dünya genelinde kalıcı görme kaybının en yaygın nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Çoğu zaman hiçbir ağrı veya belirti vermeden ilerleyen bu hastalık hakkında kritik uyarılarda bulunan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, hastalığın ancak düzenli muayenelerle yakalanabileceğine dikkat çekti.


Glokom İçin Kimler Risk Altında?

Glokomun görme sinirine zarar vererek geri dönüşü olmayan hasarlar bıraktığını belirten Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, risk faktörlerini şu şekilde sıraladı:

  • 40 yaş ve üzeri bireyler,

  • Ailesinde glokom öyküsü bulunanlar,

  • Miyop ve hipermetrop gibi kırma kusuru olanlar,

  • Diyabet (şeker) ve hipertansiyon hastaları,

  • Uzun süreli kortizon kullananlar,

  • Göz travması geçirenler veya kornea yapısı ince olanlar,

  • Migren ve dolaşım bozukluğu yaşayanlar.


"Tünel Görüşü" Oluşana Kadar Fark Edilmeyebilir

Glokomda görme kaybının merkezden değil, çevreden başladığını vurgulayan Yılmaz, hastalığın ilerleme sürecini şöyle anlattı:

"Hastalık genellikle çevresel görmeyi etkilediği için kişi karşısını net görmeye devam eder ve daralmayı fark etmez. Zamanla yanlardan gelen hareketleri fark etmek zorlaşır. En ileri safhada ise halk arasında ‘tünel görüşü’ denilen, kişinin sadece dar bir borunun içinden bakıyormuş gibi gördüğü tablo ortaya çıkar."


Akut Kriz Belirtilerine Dikkat!

Genellikle sinsi ilerlese de "akut açı kapanması" adı verilen türün ani belirtiler verebileceğini söyleyen Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, şu şikâyetler görüldüğünde acilen doktora başvurulması gerektiğini belirtti:

  • Ani bulanık görme,

  • Işıkların etrafında renkli halkalar görme,

  • Şiddetli göz ağrısı,

  • Göz ağrısına eşlik eden bulantı ve kusma.


Tedavide Kritik Kural: Oluşan Hasar Geri Döndürülemez

Glokom tedavisinde ana hedefin mevcut görmeyi korumak olduğunu hatırlatan Yılmaz, tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi:

  1. İlaç (Göz Damlası) Tedavisi: En yaygın yöntemdir. Göz içi basıncını düşürür ancak ömür boyu düzenli kullanım şarttır.

  2. Lazer Tedavisi: Bazı glokom tiplerinde basıncı kontrol altına almak için uygulanır.

  3. Cerrahi Müdahale: İlacın yetersiz kaldığı veya hastalığın hızla ilerlediği durumlarda tercih edilir.

Önemli Not: Tedaviler hastalığın ilerlemesini durdurur; ancak oluşmuş görme kaybını geri getirmez. Bu nedenle erken teşhis hayati önem taşır.