Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) önünde gerçekleştirilen açıklamada, depremin bir "doğal afet" olmaktan çıkarılıp "toplumsal bir felakete" dönüştüğü vurgulandı.
"Sorumlular Hâlâ Hesap Vermedi"
Ortak açıklamayı TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Murat Korkut okudu. Resmi verilere göre 53 bin 537 yurttaşımızı yitirdiğimiz felaketin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanmadığını belirten Korkut, şu noktalara dikkat çekti:
-
İhmaller Zinciri: Yıkımın temel nedeni; yıllardır sürdürülen rantçı, denetimsiz ve bilim dışı politikalardır.
-
Kriz Yönetimi: İlk günlerdeki eşgüdümsüzlük, AFAD'ın kapasite yetersizliği ve haberleşme altyapısının çökmesi can kayıplarını artırmıştır.
-
Cezasızlık Politikası: Davaların alt düzey sorumlularla sınırlı tutulması ve asıl karar verici kamu yöneticilerinin yargı dışında kalması kabul edilemez.
Bölgede Temel Haklar Hâlâ Güvence Altında Değil
Açıklamada, deprem bölgesinde hayatın hâlâ normale dönmediği ve geçici çözümlerin kalıcılaştığı ifade edildi. Özellikle Hatay başta olmak üzere yıkıma uğrayan illerdeki mevcut durum şöyle özetlendi:
-
Barınma Sorunu: Nitelikli ve kalıcı konut üretimi kamusal bir planlamayla yürütülmüyor.
-
Altyapı Eksikliği: Elektrik, doğalgaz ve temiz su sorunları hala tam anlamıyla çözülmüş değil.
-
Sağlık ve Eğitim: Bölgedeki yurttaşların temel insani haklarına erişimi kısıtlı seviyede devam ediyor.
"Mühendis ve Mimarlar Günah Keçisi İlan Edilemez"
TMMOB öncülüğünde yapılan açıklamada, yargı süreçlerinde teknik personelin hedef gösterilmesine tepki gösterildi. Murat Korkut, mühendis, mimar ve şehir plancılarının yetki ve sorumlulukları dışındaki süreçler nedeniyle "günah keçisi" ilan edilmesini reddettiklerini belirtti.
"Gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmadan adalet sağlanamaz. Yapı denetimi piyasaya terk edilemez; bu sistem kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir."
Çözüm Önerisi: Bilimsel Akıl ve Kamucu Planlama
Yeni felaketlerin yaşanmaması için acil bir "vites değişimi" gerektiğini savunan akademik odalar, şu talepleri sıraladı:
-
Kentleşme politikaları sermayenin kâr hırsına göre değil, toplumun yaşam hakkına göre belirlenmelidir.
-
Meslek odalarının denetim süreçlerine etkin katılımı yasal güvence altına alınmalıdır.
-
Risk yönetimini esas alan, bütünlüklü bir Ulusal Afet Politikası hayata geçirilmelidir.
Basın açıklaması, depremde hayatını kaybeden vatandaşlar anısına yapılan 1 dakikalık saygı duruşu ile sona erdi.