“Türkiye Zulme Seyirci Kalmadı ve Kalmayacaktır”

Savaş Mağduru Engelliler Uluslararası Zirvesinde savaş nedeniyle engelli duruma gelen veya daha önce engelli olup savaş nedeniyle sorunları daha da büyüyen savaş mağdurlarının sorunları ve çözüm önerileri ele alındı. Zirvede Belediye Başkanı Hüseyin Keskin de bir konuşma yaparak Sultanbeyli’deki engelli mültecilere yönelik faaliyetler hakkında bilgiler verdi.

Savaş mağdurlarıyla ilgili mevcut durum, sorunlar ve çözüm önerilerinin değerlendirileceği "Savaş Mağduru Engelliler Uluslararası Zirve Programı" düzenlendi. Zirveye Afganistan, Azerbaycan, Bosna-Hersek, İran, İngiltere, Kanada, Lübnan, Suriye'den ve ülkemizden bakanlıklar, kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşlarından uzmanlar katıldı.

Belediye Başkanı Hüseyin Keskin yerel yönetimler oturumunda yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi. Türkiye’nin savaş mağdurlarına kapılarını sonuna kadar açtığını ifade eden Başkan Keskin, “Dünyanın dört bir yanından gelen savaş mağdurlarına kucak açan medeniyetimiz, ensar ruhuyla insanlığa hizmet ediyor. Suriye’de ve dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan insanlık dramı her geçen gün yüreğimizde derin yaralar açmaya devam ediyor. Zulmün ve terörün hüküm sürdüğü coğrafyalardan insanlar umutla başka coğrafyalara akın akın göç ediyor. Yaşanan acılara maalesef küresel vicdan sessiz kalıyor ve görmezden geliyor.  Türkiye bugüne kadar hangi şartta olursa olsun hiçbir zaman zulme seyirci kalmadı ve kalmayacaktır. Tarihten gelen sorumluluğumuzun yanı sıra inancımızında gereği olarak, ayrım gözetmeksizin insanlara yurdumuzun kapılarını sonuna kadar açtık.  Sultanbeyli Belediyesi olarak dünyanın dört bir yanından ilçemize gelen 20 bin mültecinin insan onuruna yaraşır bir şekilde hayatlarına devam etmeleri için çaba harcıyoruz.” dedi.

Mülteciler hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilsin diye büyük bir özveri gösterdiklerini kaydeden Başkan Keskin, “Kamu ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle faaliyete geçirdiğimiz mülteciler derneğiyle tüm sorunlarına çözüm olmaya çalışıyoruz. İlçemizde yaşamlarını devam ettiren mültecilerin sorunlarının saptanması ve demografik yapılarının ortaya çıkması için çalıştaylar düzenledik, ardından sahada binlerce mülteciyle yüz yüze görüşerek beklentilerini tespit ettik. Oluşturduğumuz SUKOM özel yazılımına aldığımız bilgileri aktardık ve tüm işlemleri bu yazılımla takip etmeye başladık. Diğer taraftan iş bulmaları için mesleki eğitimler düzenledik, istihdam masası oluşturduk, yardımlardan ziyade hayatlarını kendilerinin kazanması için iş bulmalarına yardımcı olduk. Sokakta kalma riski olan mültecileri de misafirhanemizde ağırlıyoruz. Diğer taraftan ilçe milli eğitim müdürlüğümüzle iş birliği yaparak geçici eğitim merkezi kurduk. Üniversitelerden destek alarak mültecilere dil öğretmek adına dil sınıfları oluşturduk” ifadelerini kullandı.

Kurulan mülteciler toplum merkezinde sağlık alanında da hizmet verdiklerini ifade eden Başkan Keskin, “Yaptığımız bu çalışmaların yanı sıra mülteciler toplum merkezinin iki katını sağlık hizmetine ayırdık. Sağlık merkezimizin birinci katında poliklinikler, ikinci katında ise rehabilitasyon merkezimiz hizmet veriyor. Sahada elde ettiğimiz veriler ışığında ilçemizde 525 engelli savaş mağdurunun olduğunu biliyoruz. Rehabilitasyon merkezinde fizik tedavi, terapi, psiko-sosyal destek alanlarında; 3 psikolog, 3 fizyoterapist ve 3 sosyal çalışmacıyla engellilerimizin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın destekleriyle ilçemizde yaşamlarını devam ettiren mülteci engellilere kendi vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetin aynısını sunarak, engellilere evde bakım hizmeti veriyoruz. Bu kapsamda ilçemizdeki 18 engelli mülteci maaş alıyor. Ayrıca mülteciler toplum merkezimizi de tamamen engelli dostu olarak inşaa ettik. Biraz öncede ifade ettiğim gibi bu insanlar acıdan, savaştan kaçtılar. Kaçarken de arkalarında yıllarca oturdukları evi, okudukları okulları, annelerini, babalarını, belki de çocuklarını bırakarak umutla dünyanın farklı coğrafyalarına dağıldılar. Dünya onların ellerinde tutmalı, yaralarını sarmalıdır” dedi.