Karakterlerin iyi tanınmasının oyuncu ve yönetmene büyük kolaylık sağladığını belirten Öztürk, “Ne istediğini bildiğinde, ne istediğini anlatabilmiş ve ifade edebilmiş oluyorsun. Ne istediğini bilme meselesi güven yaratıyor. Orada kilit mesele, karakteri tanımak. Karakteri tanımadığın zaman yönetim de zor oluyor, oyuncu da savruluyor. Kayıp bir boşluk oluşuyor” dedi. Seyircinin, filmde sorular sormasını çok değerli bulduğunu söyleyen Öztürk, “Çünkü o zaman empati kurmaya başlıyor seyirci. Biz, sadece kendi yerlerimizden bakıyoruz dünyaya. ‘Bu koşullarda olsaydınız siz ne yapardınız?’ sorusunu özellikle açık bıraktım. Çünkü bir film, bir yerde başlar, biter. Devamını istiyorsak aslında seyircide sürer. Dolayısıyla ben bu filmin devamını çekmeyeceğim” ifadelerini kullandı.
Kendisine bir dünya yaratıp onu senaryoya geçirmeye çalıştığını belirten Öztürk, “Aslolan benim için yönetmenlik değil. Yazmak ve yönetmek. Dolayısıyla ‘Başka birinin senaryosunu çekebilir miyim’ diye düşündüğümde çok zor geliyor. Yazmak ve çekmek istediğim çok fazla şey var. Bir mesele senin meselen değilse ve içini acıtmıyorsa, çekmeye değmez. Bu yüzden yarı yolda kalan birçok proje var” diye konuştu.
Kesal: İlk karşılaşma çok önemli
Toz Bezi filmiyle ilk karşılaşmasının sosyal medyada olduğunu söyleyen oyuncu Nazan Kesal, “Senaryo aslında bir filmin nasıl bir yolculuğa çıkacağını hissettiriyor. Ben henüz Ahu ile tanışmadan, senaryonun son halini okumadan, bu filmin içinde olmak istedim. Ahu’nun ilk filmini çekeceğini biliyordum. İlk karşılaşma çok önemli. Ahu, hiç ilk filmini çekecekmiş gibi bir izlenim bırakmadı bende. O senaryoya dahil olma hissini bana en çok Ahu’nun karakteri ve sinemaya bakışı hissettirdi” dedi.
Sinemanın, yönetmenin bir sanatı olduğunu söyleyen Kesal, “Bizler de aslında o yönetmenin ayıkken gördüğü rüyanın hizmetçileriyiz, parçalarıyız. Benim deneyimli oyuncu olmam, ilk filmini çekecek birine karşı önyargı oluşturmadı. Önemli olan o öykünün, seyircilere doğru şekilde aktarılması” ifadelerini kullandı. Söyleşinin sonunda Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güney Özkılınç, yönetmen ve oyunculara çiçek vererek teşekkür etti.