Güneydoğu'da devam eden operasyonlarla ilgili ise Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu operasyonlar, Güneydoğu’daki bölücü terör örgütü, bu terörü estirdiği sürece bu devam edecektir. Çünkü insanımızın huzuruna kast edenlere karşı gerekli her türlü tedbirimizi aldık, almaya devam edeceğiz. Bu ülkede parlamentoya girip de parlamentoda terör estirenlere karşı da bunlar hakkında atılması gerekli olan adımları gecikmeden atmalarının gereğine inanıyorum. Bunu birkaç kez söyledim, söylemeye devam ediyorum. Anayasa ve yasalar ortada, özgürlük mücadelesi insanların öldürülmesiyle gelmez. Bütün bunların bedeli silahla parlamentoya girmek değildir. Silahla girmek isteyenler için o zaman anayasanın amir hükümleri ortadadır, bunun gereğini yaparız, iş olur biter. Geldin girdin parlamentoya, demokratik şekilde mücadeleni ver, sözle, kalemle ver, ama silahla dersen kusura bakma.”
'KADININ BAŞINDA ÖRTÜ VAR, YA DA YOK DİYE NASIL AYRIMA TUTARSINIZ?'
Bir takım çevrelerin özgürleştirmek adına kadınları kadın yapan farklılıkları, nitelikleri, imtiyazları ortadan kaldırmaya çalıştığını belirten Erdoğan şöyle devam etti: “İşte bu zihniyetin yansımalarına bazı belediyelerin, birtakım siyasi partilerin güya kadınlar günü için hazırladıkları afişlerde etkinliklerde şahit oluyoruz. Bu topraklara yabancı ne varsa getirip işte bu kadın diye sunan, inancını ve kılık kıyafetini aşağılayarak kadına hakaret eden bu karanlık zihniyet esasen en büyük kadın düşmanıdır. Yahu kadının başında örtü var, başında örtü yok diye nasıl ayrıma tabi tutarsın? Başında örtü varsa kadın değil, başında örtü yoksa kadındır. Böyle bir tanımlama olabilir mi? Yıllarca bu ülkede bu yapıldı. Eğer başında örtü varsa üniversiteye almadılar, örtü varsa devlet dairelerine almadılar, işe almadılar, yok saydılar. Ayrımcılığın ta kendisi bu, bunu yaptılar. İşte bunu hamdolsun biz değiştirdik. Bunların kadını özgürleştirmekten anladıkları, kadını kendi zihinlerinde kurdukları dünyaya köle yapmaktır.”