İlk Türk Başkenti
Açılış konuşmalarının ardından ‘Antik dönem’ başlıklı ilk oturumunda konuşan Sanat Tarihçisi Prof.Dr. Ara Altun “İznik’te Kültür Mirasının Durumu” konulu bir sunum yaptı. Prof.Dr. Altun, İznik’in kültür mirası açısından Türkiye’nin Marmara Bölgesi’nde, tüm dönemlerden izler taşıyan bir Arkeoloji – Sanat Tarihi laboratuvarı niteliğiyle üzerinde ne kadar durulur ve irdelenirse buna değer artılara sahip bir kent olduğunu söyledi. Tarihsel süreç içinde İznik’in her dönem önemli bir kent olduğuna dikkat çeken Prof.Dr. Altun, “Roma kentinin mirasçısı olan Doğu Roma – Bizans egemenliğinde Konsil kenti İznik, Hristiyanlık yapılarına kavuşmuş, Ayasofya, Koimesis gibi sur içi ve sur dışı manastırları ve bunlara ait kilise yapılarının yapımına girişilmiştir. 1071 Malazgirt Zaferi Anadolu’yu Türklere açtığında, kısa sürede batıya ilerleyen kuvvetler ve beraberinde gelen boylar için İznik, Anadolu’da ilk Türk Başkenti olma onurunu kazanmıştır” dedi.
Çarpık yapılaşma tehdidi
İznik’in tarihçiler açısından her dönem bir çekim merkezi olduğunu ve çok sayıda araştırmaya ev sahipliği yaptığına dikkat çeken Prof.Dr. Altun, “İstanbul Üniversitesi’nin 1963 yılından beri ilgi alanında olan ve önemli birikim sağlayan araştırmaları koruma çalışmalarına paralel yürütülmüştür. O yıllarda hemen bütün yapıları kiremit örtülü çatılara sahip olan İznik’te, Koruma Amaçlı İmar Planı ve Sit kararına rağmen günümüzde çatılı yapı sayısı giderek azalmakta, 2 binlerden 30 binleri aşan nüfus yoğunluğu sur içi yapı yoğunluğunu dikine artırmaktadır. İleride önemli veraset sorunlarına yol açacak olan Koruma Amaçlı Plan ve Ruhsata aykırı yapılaşmanın maddi kültür mirasının giderek ihmaline ve İznik kentinin kimliğinin değişmesine yol açacağı endişesi doğmaktadır” diye konuştu.
Hatalı ağaçlandırma uyarısı
Anıtsal eserlerin etrafında çevre düzenlemesi adı altında yapılan yanlış ağaçlandırma çalışmalarına dikkat çeken Prof.Dr. Altun, doğru ağaç seçimi yapılmadığı için zamanla büyüyen ağaçların eserlerin algılanmasını zorlaştırdığını vurguladı. İznik’teki Yeşil Cami’den örnek veren ve yıllar önce çektiği fotoğrafı gösteren Prof.Dr. Altun, “Ağaçlar küçükken, tarihi yapı tüm heybetiyle görülebiliyor. Ancak ağaçlar büyüyünce Yeşil Cami’ni algılanması iyice zorlaştı. Bu ağaçları kesmek de mümkün olmuyor. Bu nedenle özellikle dikilecek ağaçların yapıları gölgede bırakmayacak şekilde seçilmesine dikkat edilmeli” dedi.
Çalıştayın birinci oturumunda Yrd. Doç. Dr. Bedri Yalman “Tiyatro’nun tarihi ve kazıları”, Araştırma görevlisi Hazal Çıtakoğlu da “Arkeolojik Müze Araştırmaları” konulu bir sunum yaptı.