Ben kültürel çalışmalarıma büyük beklentilerle başlamıştım, ancak kısa süre içerisinde doğrusu bir miktar hayal kırıklığı da yaşadım. Buna rağmen Kültür ve sanatımız için birşeyler yapabilmek, önyargıları yıkmak ve halkımızın çözülen tutkalını onarıp birleştirici etkiler ortaya çıkarmaya karar verdim. Bunun içinde çalışmalarımı, günlük popüler kültürden, siyasal kavgalardan, inanç çatışmalarından uzak tutmaya çalışıyorum. Çalışma sürecindeki yaşadığım olumsuzlukların da genel olarak kültür kavramının yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını düşünüyorum.

Osmanlı topraklarına 1850-1910 yılları arasındaki süreçte Rus Çarlığının sürgün ve soykırımı sonucunda gelen Adığe nüfusun bugün 3-5 milyon arası olduğu tahmin edilmektedir. Gelen Adığeler, ilk andan itibaren Anavatanları Kuzey Batı Kafkasya bölgesinden kendilerine özgü kültürlerini de getirmişler, özellikle silah yapımı, maden ve deri işlemeciliği, at yetiştiriciliği, tarım ve hayvancılık alanlarında öncülük etmişler, sahip oldukları savaş kültürünü Osmanlının çöküşü ve Kurtuluş savaşı dönemlerinde kullanarak yerel halkın saygı ve hayranlığını kazanmışlardır.

Fakat geçen süreç içinde farklı etnik kültürlerin yok sayılmasını içeren siyasi yaklaşımlar nedeniyle, ülkemizde başlayan etnik kavgaya Kafkasyalılar ve Balkan Göçmenleri müdahil olmak istememiştir. Bu nedenle hem Kafkasya Halkları, hemde Balkan Muhacirleri Cumhuriyet dönemi içerisinde kültürünü korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için gereken taleplerde de bulunmamış ve içe kapalı bir toplum haline gelmişlerdir. Bugün gelinen noktada, toplumsal uzlaşının sağlanması sürecinde yeniden farklı kültürel kimliklerin canlandırılması, yaşatılması ve dünya kültürünün renkleri arasında yer alması için önünün açılmaya başlanması ile umutlarımızın yeniden yeşermeye başladığını ifade etmek istiyorum. Unutulan şarkılarımızın son kalan yaşlı nesil aracılığıyla derlenmesi, küçük atölyeler kurularak unutulan gümüş ve deri işçiliğinin yeniden canlandırılması ve yerel müzeler kurularak dağılmış olan etnik malzemelerin biraraya getirilip derlenmesi düşündüğüm çalışmaların acil olanlarından sadece birkaçıdır

Adığelerin kültür ve sanat alanındaki öncelikli ihtiyaçları, dil, müzik, dans, mutfak geleneği, cenaze törenleri, resim heykel gibi görsel sanatların geliştirilmesi ve totemlerinin sağlıklı olarak derlenmesi olarak belirtebilirim, Ben savaş ve sürgünü içeren geçmiş anıların da totem başlığında derlenmesi gerektiğini düşünüyorum

Bilindiği üzere Adıgelerin anavatanı olan kuzey batı Kafkasya Karadenizin kuzey kıyılarında olması sebebiyle bugün Rusya’nın Karadeniz kıyısında bulunan şehirleri Soçi, Tuapse, Lazarewski, Novorosisk anavatanımıza ait olup halen oralarda savaş ve sürgüne rağmen kalan küçükde olsa bir nüfus bulunmaktadır. Bu ata şehirleriyle iletişim kurulması, ve ortak kültür-sanat projelerinin oluşturması yolunda uluslararası adımların atılması, Sosyo-Ekonomik ilişkiler geliştirilmeside Adığelerin önemli ihtiyaçları arasındadır. Bu tür çalışmalar, kültürel kimliğimize olumlu etkiler getirecektir. Ayrıca karşılıklı kardeş şehir ve köyler oluşturulması, ortak festivaller düzenlenmesi, dans müzik ve diğer sanat guruplarının karşılıklı davet edilmesi bizleri olumlu etkileyecek çalışmalar arasındadır,

Adığelerin kültür ve sanat altyapısının ve etkinliklerinin zenginleştirilmesi, Adığe kültürel yaşamına planlı bir canlılık getirecektir, Ayrıca bu tür çalışmalar, bireylerimize de yaratıcı/kültürel endüstrilerin kazandırılmasına yardımcı olacak, ticaret hacmini artıracak ve bilimsel/kültürel üretimin gelişmesini bireylerimize ve kurumlarımıza özendirecektir.

Yıllarca Kültürel kimlikleri ve sanatsal öğeleri arkaplanda kalan Adığelerin günümüzde Türkiyenin kültür ve sanat hayatında tekrar yerlerini almaları ve üretimde bulunabilmeleri için pozitif ayrımcılığa ihtiyaçları olduğu aşikardır. Bu nedenle kültür ve sanat projelerinin ilgili bakanlık ve yerel yönetim bütçelerinden destek almaları, proje ve kaynak verimliliği için kültürümüze ait derneklerimizde görev yapan gönüllülerin eğitilmesi, diasporada sık sık kültür sanat sergileri, konserler, festivaller düzenlenmesi gerekmektedir. Bu tür etkinliklerin en önemlisi ise Adığelerin Anadoluya gelişlerinin yıdönümü olan 21 Mayıs anma etkinlikleridir.

Adığelerin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkılması ve kent merkezlerinin kültür turizmine Adığe kültürününde yerleştirilmesi gerekmekte, bu çalışmalar derneklerimizin ve aktivistlerimizin görevleri arasında olmalıdır.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner68